Uyutulduk ve Tanrının egemenliği bizden alındı

Uyutulduk ve Tanrının egemenliği bizden alındı

 Joh_8:31  İsa … Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak” dedi.


 
 Bu makale ile özellikle kendini üç semavi dinden birine mensup olan Musevi, Hristiyan ve Müslüman kardeşlerime hitap etmek istiyorum ve hepsini İSLAMA DAVET EDİYORUM. Evet, özellikle cahillikleriyle ve daldıkları ölüm uykusuyla İSLAM’ın ' 'Barış'ın' önündeki en büyük engel Müslümanlardır.

Bu üç semavi dine mensup insanlar bu makaleyi okurken eminim acı çekeceklersede bunu Kitab-ı Mukaddes'teki şu alıntı bence çok güzel ifade etmektedir.


Joh_16:21  Kadın doğum yapacağı zaman ağrı çeker. Çünkü saati gelmiştir. Ama doğurunca, dünyaya bir çocuk getirmenin sevinciyle çektiği acıyı unutur.

Şayet bu makaleyi bildiğinizi sandığınız doğruları kenara koyup analiz ederseniz  Tanrı'nın bizlere verdiği hakimiyetede sahip çıkma zamanı geldiğini anlayacaksınız. Allah’a ve O’nun gönderdiği peygamberlere iman ettiğiniz iddia eden herkes bir an önce İslam'ı ‘’ BARIŞ'I ‘’ uygulamaya koymadıkça çekilen her zulmun sorumlusu bizler olacağız ve öyleyiz.


3.19 - Şüphesiz Allah katında din İslâm'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

 


Evet Kuran ‘’ Allah katında din İslâm'dır. ‘’ demektedir. Site dışı bilgi ile İslam ne demektir dersek, İslam'ın anlamı nedir?


 Kelime anlamı olarak selamet kökünden türeyen İslam dini if'al babı ile türemiştir. Slm kökündendir ve bu bab'a göre anlam kazanmıştır. İslam, teslimiyet, boyun eğmek, salim bulunmak, lekesiz olmak, selim olmak, selamete kavuşmak, güven ve barış içerisinde olmak, ihlaslı olmak ve samimiyet gibi anlamlar içerir.
 

Evet islam Allahın bizden istediği anlamıyla BARIŞ İÇERİSİNDE OLMAK demektir. Barış günümüz itibariyle İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİYLE  ortaya konulmuş kurallardır. Tamamını okumak için tıkla Ana hatlarıyla örnek verirsek,

Madde 1
Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.
 Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.

Madde 2
1.    Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir.

Madde 30
Bu Bildirgenin hiçbir hükmü, herhangi bir Devlet, grup ya da kişiye, burada belirtilen hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi bir etkinlikte ve eylemde bulunma hakkı verecek şekilde yorumlanamaz.

 

Evet insan hakları evrensel beyannamesindeki ana hatlar islamın ilk dört halife döneminde uygulanmış kurallardır.

Peki Hristiyanların dini İSLAM’MIDIR dersek şunu bilmemiz gerekmektedir. Günümüzde Kitabı Mukaddes’e inandığını belirten Katolikler, Protestanlar, Ortadokslar kendini Hristiyan olarak tanıtırlarsada Kitabı Mukaddesin içinde Hristiyan kelimesi bile bulunmamaktadır. Şayet Kitabı Mukaddes’in yeni ahit bölümünü okursak ve bu kitaptaki dine bir isim koyacaksak bence şu alıntıya bakmak gerekir,

Mat 5:9  Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek. 

Görüleceği gibi Kitabı Mukaddesteki anlatıma göre insanların amacı TANRININ OĞLU olabilmektir ve bunun için yapmaları gereken BARIŞI SAĞLAMAKTIR, kısaca Kitabı Mukaddes’teki dinede İSLAM yani BARIŞ diyebiliriz. Pek tabi Kitabı Mukaddes elimizdeki Kuran’la aynı gözükmesede onada geleceğim ve evet Kitabı Mukaddesteki şeriatle Kuran’daki şeriat farklı gözüksede bunu Kuran ayetiyle neden böyle olduğunuda ortaya koyacağım. Yok efendim bozulmuştur hükmü kalkmıştır gibi düşüncelere cevap vereceğim fakat yine Kuran ayetleriyle bu gibi inançların hiçde önemli olmadığını göreceğiz, kısaca Kuran ile Allah, bahsettiğimiz üç ilahi dine özel bir görev vermiştir ve bu görev bir çatı İSLAM – BARIŞ altında toplanıp dünyaya örnek olmalarıdırki bunuda ayetler ile ortaya koyacağım inş.

Fakat şunu iddia etmiyorum, Kitabı Mukaddeste insan eklemeleri yok demiyorum vardır ve bunların bazılarınıda ortaya koyacağım, fakat şunuda kabul etmemiz gerekirki, Kuran arapça olarak sapasağlam ayakta dursa bile tercümelerle ortaya çıkarılanın Kuran’daki müslümanlık olmadığınıda göreceğiz.

Pek tabi kendini bu kitaplar üzerinde bilgili sananların düşüncelerine uymayabilirsede ortaya koyacağım gerçekler zamanla kabul edilebilir gerçeklerdir ve kabul edilebilirliği için insanlar zorlanmamalı konuyu zamana bırakmalıyız. Öncelikle İSLAM yani BARIŞ’ta birleşmeyi öğrenmemiz gerek çünkü bu kitapların bizden istediği öncelikle bu barışı sağlamaktır ve herkes kendi inancında özgürdür ve Tanrıya ulaşmaya çalıştığı yolda ZORLANMAMALIDIR.

Kendime göre Kitabı Mukaddesi özetlersem İsa’nın ortaya koyduğu din BARIŞ ve SEVGİ’dirki bunuda detaylarıyla vereceğim. Barış ve sevgi, karşındakini olduğu gibi kabul etmek ona saygı duymaktır bunu anlamak istemeyen aymazlar içinde, Kuran ortaya koyduğu dine İSLAM demiş ve sevgiyi tesis etmek için kurallar koymuşturki ana hatlarıyla nedir dersek,

 

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
2.256 - 
Dinde baskı - zorlama - tiksindirme yoktur. Doğru ve güzel olan, çirkinlik ve sapıklıktan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah'a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.

 

Görüleceği gibi Kuran dinin ne olduğunu insan hakları beyannamesine görede ortaya koymuştur. Şimdi birileri çıkıp iyide Kuran Allah katındandır ve Kuran’daki emirlere tavsiyelere herkes uymak zorundadır derse bilinki o Kuran’dan haberi olmayan dangalağın tekidir. Kuran’a uymak zorunda olan Kuran’a inananlardır ve başkalarınıda Kuran’a inanmaya zorlama hakkını Allah peygamber dahil kimseye vermemiştir.

 

Diyanet Meali:
10.99 - Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mü'min olsunlar diye, insanları zorlayacaksın?

 

Kuran’daki bu iki ayette görüleceği gibi Allah insanları dini inancında serbest bırakmıştır kısaca ortaya koyduğu dine boşana İSLAM-BARIŞ dememiştir.

Kurandaki bu ayetleri bilememek kısaca Allahın ortaya koyduğu dinin temeline uymamayla kendini müslüman ilan edenler inanın bir müslüman olarak sizi düşündükçe kusasım geliyor. Lütfen artık islamın yakasından düşün. Kuran peygambere bile insanları anladığı dine zorlayamaz diyorsa siz kimsiniz ki inandığınızı sandığınız birşeye insanları zorlama hakkını kendinizde görüyorsunuz. Peygamber dini sizden azmı biliyordu, peygamber dinin temsilcisi iken böyle bir hakkı yokken siz daha yüksek makamlaramı sahipsiniz. Bence herkesin artık haddini bilme zamanıdır.

Kuran müslümanı olduğunu iddia edenler artık ‘’ 2.256 - Dinde baskı - zorlama - tiksindirme yoktur.’’ Emrine uymalıdır.

Günümüzde geldiğimiz konumu Kitabı Mukaddes’te  İsa çok güzel yorumlamıştır, ne demektedir,

 

Mat 23:13  "Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Göklerin Egemenliği'nin kapısını insanların yüzüne kapıyorsunuz; ne kendiniz içeri giriyor, ne de girmek isteyenleri bırakıyorsunuz! 

 

Mat 23:15  "Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri, kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat cehennemlik yaparsınız. 

 

İsa’nın bahsettiği ‘din bilginlerinden’ siz günümüz hahamlarını, papazlarını ve hatta arkasında namaz kıldığınız hocaları anlayabilirsiniz. Gelmeyecek Mesihler, Mehdiler beklentisiyle UYUTULMAKTASINIZ, bir mesih veya mehdi varsa BU ELİNİZDEKİ DİNİ KİTAPLARDIR ve siz fiziksel bir mesih görmek istiyorsanız elinizdeki kitaplarda yazılanları bağımsız bir düşünceyle anlayıp okuyun ve orada size tavsiye edilen doğru yolu, klavuzu anlayın işte Mesihte odur Mehdide, gelmeyecek kişileri beklemeyin, kurtuluş yolunuz elinizdeki kitapta bulacağınız gerçektir.

Bütün peygamberler Mesihtir, Mesih aydınlatan, doğru yola ulaştıran yani onun verdiği bilgidir ve siz İsa mesihin sözleri ve hayatı elimizdeki kitaplarda vardır inancındaysanız iyice okuyun ve anlayın İsa’yı göreceksiniz, ve bir müslümansanız Allah Kuran’ı eksiksiz göndermiştir diyorsanız Kuran’da belirtilmeyen bir Mehdiyi bekleme zavallığından kurtulun, kısaca kurtuluş yeri elinizdeki kitaplarda, yapmanız gereken tembelliği bırakıp okumak anlamak ve BARIŞI yani İSLAM’I tesis etmektir.

Bunu yaparken babanıza bile güvenmeyin tüm güvenmeniz gereken elinizdeki kitaplardır, elinizdeki kitabı anladığınızda vardığınız sonuçlara hahamlar, papazlar, hocalar karşı gelecektir buna emin olun çünkü onlar İsa’ya göre cehennemliktir ve sizide cehennemlik yapacaklardır, bu sorun kendini önümüze din bilgini olarak koyanlardan kaynaklanmaktadır, yapmanız gereken kendinize güvenmektir, bunun nasıl olacağını yani çözümünü yine İsa kitabı mukaddeste ortaya koymuştur ve bize bulunduğu tavsiye şudur,

 

Mat 5:20  Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleriyle* Ferisiler'inkini* aşmadıkça, Göklerin Egemenliği'ne asla giremezsiniz!" 

 

Burada bahsedilen doğruluk bilgi ve insani doğruluktur. Kısaca vardığınız sonuç elinizdeki kitaba göre doğru olmanızdır bu yeterli. Kısaca elinizdeki kitapta ulaşacağınız bilgiye güvenin, fakat inandığınız dinde o dinin temsilcilerinden daha çok bilgiye ulaşmanız istenmekte, sizi dinbilginleri değil elinizde kitaptaptaki bilgiler kurtaracak ve İSLAMI-BARIŞ’I sağlayacaksınız ve egemenliği elinize alacaksınız.

Burada bahsettiğim kitaplar herkesin ilahi olarak gördüğü kitaplardır, kısaca herkes kendi kitabını bilsin artık.

Şimdi ortaya koyacağım bazı bilgiler musevi ve hristiyan kardeşlerimi üzecek özürdilerim fakat bu gerçekler elinizdeki kitaptaki gerçeklerdir. Sırayla eski ahit yeni ahit ve Kurandan gerçekleri önünüze koymam gerekirsede incil dedikleri yeni ahitten ufak bir örnekle başlayayım.

Hristiyan kardeşlerim dinbilgini sizin için günümüzde güvendiğiniz papazlardır ve bu papazlar size Hz.Muhammed’in bir peygamber olmadığını getirdiği dininde gerçek olmadığını söyler ve sizde bunu müslümanlara tekrarlarsınız. Yani sizin dinbilginleriniz olan papazlara göre Hz.Muhammed yalan ile müslümanları kandırmıştır, kısaca yalancıdır.

Eyvallah ben diyorumki YALANCININ SÖYLEDİĞİNE İNANMAYALIM, şimdi yaklaşımımız bu olsun, size Hz.Muhammed’in yalancı olduğunu söyleyen papazlarınızın Hz.Muhammed’in yalancı olduğu üzerine delilleri nedir.

-şimdi ya onlarda onlardan önceki papazlardan almıştır bu bilgiyi diyeceksiniz, eyvallah, daha çok basitleştireyim, bu çok basit soru olsada duyanların genelde salak salak güldüğünü çok gördüm, soru şu, Hz.Muhammed kendisinin YALANCI olduğunu söylemişmidir, kesin sizde güldünüz, inş. Gülmediniz, ya adam yalancı söylermi, söylese kim takip ederdi gibi saçma bir cevap vermeyin, nedenmi,

- bakın, size göre Pavlus yere göğe sığmayacak biri ve yeni ahitin büyük ezici bir çoğunluğu onun yazdıklarından oluşur ve PAVLUS İMAN EDEN SİZLERE SİZİ KANDIRDIM demiştir ve siz şuan sizi kandırdım diyen birini takip etmektesiniz.

Bakın ben falanca Pavlus için sizi kandırdı dedi demiyorum bunu Pavlus’un kendisi demiştir ve sizin papazlarınız yeni ahiti okuyorsa bunu bilmesi gerekir biliyorsa size sizi kandırdım diyen bir adamı örnek göstermekteler ve Hz.Muhammed’e yalancı demekteler, düşünün.

Birazdan elinizdeki kitaptan bunları ortaya koyacağım fakat İsa’nın bahsettiği gibi dinbilginlerine neden güvenmemeniz gerektiğini anladınızmı.

Şimdi size Kitabı Mukaddes’ten isevilerin ilk şehidi olan istefanos’un ölümüne karışan azılı eski ahitci pavlusun yine iman edenleri yakalayıp öldürmek için şam’a yaptığı yolculuk sırasında mucize oldu ve imana geldi denilen olaya bakalım.

 

Act 8:1  İstefanos'un öldürülmesini Saul da onaylamıştı. O gün Yeruşalim'deki kiliseye* karşı korkunç bir baskı dönemi başladı. Elçiler hariç bütün imanlılar Yahudiye ve Samiriye'nin her yanına dağıldılar. 

Act 8:3  Saul ise inanlılar topluluğunu* kırıp geçiriyordu. Ev ev dolaşarak, kadın erkek demeden imanlıları dışarı sürüklüyor, hapse atıyordu. 

Act 9:1  Saul ise Rab'bin öğrencilerine karşı hâlâ tehdit ve ölüm soluyordu. Başkâhine gitti, Şam'daki havralara verilmek üzere mektuplar yazmasını istedi. Orada İsa'nın yolunda yürüyen kadın erkek, kimi bulsa tutuklayıp Yeruşalim'e getirmek niyetindeydi. 

Act 9:3  Yol alıp Şam'a yaklaştığı sırada, birdenbire gökten gelen bir ışık çevresini aydınlattı. 

Act 9:4  Yere yıkılan Saul, bir sesin kendisine, "Saul, Saul, neden bana zulmediyorsun?" dediğini işitti. 

Act 9:5  Saul, "Ey Efendim, sen kimsin?" dedi. "Ben senin zulmettiğin İsa'yım" diye yanıt geldi. 

 

Act 22:6  "Ben öğleye doğru yol alıp Şam'a yaklaşırken, birdenbire gökten parlak bir ışık çevremi aydınlattı. 

Act 22:7  Yere yıkıldım. Bir sesin bana, 'Saul, Saul! Neden bana zulmediyorsun?' dediğini işittim. 

Act 22:8  "'Ey Efendim, sen kimsin?' diye sordum. "Ses bana, 'Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsa'yım' dedi. 

 

Evet neymiş şam’a giderken bir ışık görüyor ve bir ses ben İsa’yım demişmiş, şimdi Pavlus siz ve ben gibi İsa’yı görmemiş ve duymamış biri aynı hikayeyi ben size desem bana inanırmısınız, sana inanmayız ama Pavlus’a inanırız diyeceksiniz dimi, eyvallah gelişen olaylara bakalım, bu olaydan sonra Pavlus kendini nasıl anlatıyor, bakın bu yapacağım alıntılarda falancanın Pavlus hakkında yazdıkları değil kendi hakkında yazdıkları, önce yine kitabı mukaddes’e göre şunuda unutmayalım.

 

2Co 11:13  Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesih'in elçisi süsü verenlerdir. 

2Co 11:14  Buna şaşmamalı. Şeytan da kendisine ışık meleği süsü verir. 

2Co 11:15  Ona hizmet edenlerin de kendilerine doğruluğun hizmetkârları süsü vermesi şaşırtıcı değildir. Onların sonu yaptıklarına göre olacaktır.

 

Neymiş Şeytan’da kendine ışık meleği süsü verirmiş, ee kendine ışık meleği süsü veren şeytan müsade edin ben İsa’yım bile diyebiliri anlayın, neyse bu bilgiyi not edelim ve Pavlus’un bu İsa’yı gördüm demesinden sonraki  pisikolojisine bakalım,

 

Rom 7:15  Ne yaptığımı anlamıyorum. Çünkü istediğimi yapmıyorum; nefret ettiğim ne ise, onu yapıyorum. 

Rom 7:16  Ama istemediğimi yaparsam, Yasa'nın iyi olduğunu kabul etmiş olurum. 

Rom 7:17  Öyleyse bunu artık ben değiliçimde yaşayan günah yapıyor.

Rom 7:18  İçimde, yani benliğimde iyi bir şey bulunmadığını biliyorum. İçimde iyiyi yapmaya istek var, ama güç yok. 

Rom 7:19  İstediğim iyi şeyi yapmıyorumistemediğim kötü şeyi yapıyorum

Rom 7:20  İstemediğimi yapıyorsam, bunu yapan artık ben değil, içimde yaşayan günahtır. 

Rom 7:21  Bundan şu kuralı çıkarıyorum: Ben iyi olanı yapmak isterken, karşımda hep kötülük vardır. 

Rom 7:22  İç varlığımda Tanrı'nın Yasası'ndan zevk alıyorum. 

Rom 7:23  Ama bedenimin üyelerinde bambaşka bir yasa görüyorum. Bu da aklımın onayladığı yasaya karşı savaşıyor ve beni bedenimin üyelerindeki günah yasasına tutsak ediyor. 

Rom 7:24  Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?

Rom 7:25  Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'ya şükürler olsun! Sonuç olarak ben aklımla Tanrı'nın Yasası'na, ama benliğimle günahın yasasına kulluk ediyorum. 

 

Bu sözleri ancak akıl hastahanesinde bir hastadan duyarsınız, hani ben yapmadım şeytan yaptırdı mazeretleri olurya, neymiş Pavlus ‘’ nefret ettiğim ne ise, onu yapıyorum. ‘’ niye öyleymiş içinde ne varmış ‘’içimde yaşayan günah yapıyor.‘’  Pavlus’un bu yazdıklarının tercüme edilirken ne kadar yumuşatıldığınıda kenara not alın bence, ve bu pisikolojideki Pavlus’un ortaya koyduğu eylem neymiş,

 

1Co 9:20  Yahudiler'i kazanmak için Yahudiler'e Yahudi gibi davrandım. Kendim Kutsal Yasa'nın denetimi altında olmadığım halde, Yasa altında olanları kazanmak için onlara Yasa altındaymışım gibi davrandım. 

1Co 9:21  Tanrı'nın Yasası'na sahip olmayan biri değilim, Mesih'in Yasası altındayım. Buna karşın, Yasa'ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa'ya sahip değilmişim gibi davrandım. 

 

Herkese karşı sahtekarlık yapıyorum diyor, şimdi siz yok canım herkesi kandırdı ama bizi kandırmadı dersiniz değilmi, buyrun onada cevap vermiş,

2Co 12:16  Öyle olsun, … Ama kurnaz biri olduğumdan sizi hileyle elde etmişim

 

Neymiş sizi hile ile elde etmiş yani sizi KANDIRDIM diyor, bunun ötesi berisi yok, şimdi bu hile İsa’nın hiç bahsetmediği İRSİ GÜNAH fikri olabilirmi, yani İsa bizim İRSİ GÜNAHIMIZ İÇİN KURBAN edildi fikrinin kaynağı Pavlus olabilirmi, olamazmı diyorsunuz, buyrun bu KURBAN işinin cevabınıda yine kitabı mukaddes cevaplasın,

Mat 17:22  Celile'de bir araya geldiklerinde İsa onlara, "İnsanoğlu*, insanların eline teslim edilecek ve öldürülecek, ama üçüncü gün dirilecek" dedi. Öğrenciler buna çok kederlendiler. 

 

Mat 20:17  İsa Yeruşalim'e giderken, yolda on iki öğrencisini bir yana çekip onlara özel olarak şunu söyledi: "Şimdi Yeruşalim'e gidiyoruz. İnsanoğlu*, başkâhinlerin ve din bilginlerinin eline teslim edilecek, onlar da O'nu ölüm cezasına çarptıracaklar. 

Mat 20:19  O'nunla alay etmeleri, kamçılayıp çarmıha germeleri için O'nu öteki uluslara teslim edecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek." 

 

Mar 10:32  Yola çıkmış Yeruşalim'e gidiyorlardı. İsa önlerinde yürüyordu. Öğrencileri şaşkınlık içindeydi, ardından gelenler ise korkuyorlardı. İsa Onikiler'i* yine bir yana çekip kendi başına gelecekleri anlatmaya başladı: "Şimdi Yeruşalim'e gidiyoruz" dedi. "İnsanoğlu*, başkâhinlerin ve din bilginlerinin eline teslim edilecek. Onlar da O'nu ölüm cezasına çarptıracak ve öteki uluslara teslim edecekler. 

Mar 10:34  O'nunla alay edecek, üzerine tükürecek ve O'nu kamçılayıp öldürecekler. Ne var ki O, üç gün sonra dirilecek." 

 

Luk 18:31  İsa, Onikiler'i* bir yana çekip onlara şöyle dedi: "Şimdi Yeruşalim'e gidiyoruz. Peygamberlerin İnsanoğlu'yla* ilgili yazdıklarının tümü yerine gelecektir. 

Luk 18:32  O, öteki uluslara teslim edilecek. O'nunla alay edecek, O'na hakaret edecekler; üzerine tükürecek ve O'nu kamçılayıp öldürecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek." 

 

Luk 24:46  Onlara dedi ki, "Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalim'den başlayarak bütün uluslara O'nun adıyla duyurulacak. 

Luk 24:44  Sonra onlara şöyle dedi: "Daha sizlerle birlikteyken, 'Musa'nın Yasası'nda, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlar'da benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir' demiştim." 

Luk 24:45  Bundan sonra Kutsal Yazılar'ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı. 

 

Burada görüleceği gibi bu sözleri İsa’nın söylemiş olduğu bize sunulmaktadır. Neymiş İsa çarmıha gerilecek öldürülecek ve üçgün sonra dirilecekmiş ve bunu diyen İsa imiş, yani bu uydurma falan birşey değil baksanıza İsa konuşuyor değilmi, şimdi kardeşim İSA’NIN YALANCI OLMADIĞINI VE YALAN SÖYLEMEYECEĞİNE İMAN EDİYORSAK, Luk 24:44 ve 46’yıda söyleyen İsa hesapta ve ne diyor bunlar zaten yazılmış onlarlar yerine gelecek diyor ve hatta eski ahitte peygamberlerin yazılarında ve mezmurlarda bu yazılı imiş, eyvallah İsa dediyse doğrudur ve eski ahitte bu olması gerekir, buyrun bir hristiyan eski ahitte böyle birşey yazıldığını bana isbat etsin hemen koşup vaftiz olacam.

Bunu bulamazsınız çünkü eski ahitte böyle birşey yoktur, olmadığı için demekki bunu söyleyen İsa değildir bu kadar basit, şimdi efendim üçüncü gün ölümden dirildi falanda demeyin, şayet inandığınız gibi İsa üçüncü gün ölümden dirilmesi gerekiyorsa yani İsa ölecek ve üç gün ölü kalması gerekiyor, buyrun uydurulan senaryoya göre İsa ne zaman ölmüştür, Cuma akşama doğru çarmıhta ölmüş imiş ve pazar günü sabahın köründe mezara gidilmiş boş olduğu görülmüştür, şimdi sayalım,

Cuma akşamı bir akşam,

Cumartesi gündüz bir gün,

Pazar sabahı yok, hani ölecekti üç gün sonra dirilecekti, üçgün dolmadan ayaktaysa demekki ölmemiş bu kadar basit. Konuya detaylı yazdığım makalelerde bakabilirsiniz.

 Kurban şeytani bir işlemdir, bu yahudilerin şeytana taptığı dönemden gelen adettir, birazdan eski ahitten kurban varmı yokmu ortaya koyarım kısaca kurban inancı katı yahudi olan Pavlus’un eski ahit inancında vardır ve bunu hristiyanlığa çakmıştır.

Yine uydurulan ve bu uydurmayla kitabı mukaddeste gerçeklerin görülmesini engelleyen diğer inanç ise İsa’nın geri geleceğidir ki bu inanç İsa’ya inananları resmen narkoza sokmuştur. Buyrun ona bakalım,

 

Mat 16:28  Size doğrusunu söyleyeyim, burada bulunanlar arasında, İnsanoğlu'nun kendi egemenliği içinde gelişini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var." 

Luk 9:27  Size gerçeği söyleyeyim, burada bulunanlar arasında, Tanrı'nın Egemenliği'ni görmeden ölümü tatmayacak olanlar var." 

Mar 9:1  İsa, "Size doğrusunu söyleyeyim" diye devam etti, "Burada bulunanlar arasında, Tanrı Egemenliği'nin güçlü biçimde gerçekleştiğini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var." 

Mat 24:34  Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuşak ortadan kalkmayacak. 

 

 

Bu gördüğünüz alıntılar hesapta yine İsa’nın geri geleceğini söylediği iddia edilen alıntılardır ve hepsinin ortak özelliği ne zaman geleceğinide söylemiş olmasıdır, lütfen unutmayın, İsa yalancı değildi şayet İsa geri gelecem dediyse gelirdi, ama ortaya bak demiş diye yazılar koyarsanız ve bu gerçekleşmezse demekki bunları İsa dememiştir, bu kadar basit, ortak özellik neymiş geri geleceği üzerine, bu geliş İsa’yı dinleyenlerin tamamının ölmeden gerçekleşeceğidir,

 

Deu 18:22  Eğer bir peygamber RAB'bin adına konuşur, ama konuştuğu söz yerine gelmez ya da gerçekleşmezse, o söz RAB'den değildir. Peygamber saygısızca konuşmuştur. Ondan korkmayın." 

 

Şimdi 2 bin sene önce yaşadığı iddia edilen İsa’nın bu vaazını dinleyenlerden hayatta sağ kalan varmı, yok, demekki İsa bunu söylememiştir. Yani İsa’nın geri geleceği insanlar tarafından uydurulmuştur ve masum bir uydurma değildir, öncelikle anlamamız gereken Kuran’a göre bile İsa bu alemdeki en büyük yetkiyle insanlar arasında yaşamıştır. Bakalım Kuran ne diyor,

 

Diyanet Meali:
5.110 - O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.  Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim.  Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.  Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, "Bu, ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.

 

Kuran’a inananlarında bu ayeti iyi anlaması lazım, burada İsa’nın hastaları iyileştirmek veya ölüleri dirilmek gibi eften pöften basit şeylerden bahsetmesinin haricinde ne diyor, ‘’ Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.    ‘’  kısaca bir çamura bile can verme yeteği ile gönderilmiş bir kişi İsa. Bu güçü nerden aldığını söylememişmidir dersek Kitabı Mukaddes’e bakalım,

 

Joh 5:30  "Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam. İşittiğim gibi yargılarım ve benim yargım adildir. Çünkü amacım kendi istediğimi değil, beni gönderenin istediğini yapmaktır. 

 

Ne demekte İsa ben beni gönderinin yani Tanrının gücüyle bunları yapmaktayım amacım kendimin değil onun isteklerini yapmaktır. Pek tabi daha sonra kelimelerdeki anlamları değişmeyle İsa kimine göre Tanrı kimine göre Tanrının Oğlu olmuşsada bakın kitabı mukaddes’teki Tanrı İsa’yı nasıl tanımlıyor.

 

Mat.12: 17-18 Bu, Peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu: "İşte Kulum, O'nu ben seçtim. Gönlümün hoşnut olduğu sevgili Kulum O'dur. Ruhum'u O'nun üzerine koyacağım,O da adaleti uluslara bildirecek.

 

Burada kulum diye kullanılan kelime PAİS tir ve bu köle, uşak, hizmetciler içinde kullanılan bir kelimedir, kısaca Kitabı mukaddese göre bizler nasıl Tanrının kulu, uşağı isek İsa içinde durum budur, mutlak güç karşısında herkes kuldur.

Pek tabi burada ortaya koyduğum deliller birçok hristiyan kardeşimin hemen kabul edebileceği gerçekler değildir zamana ihtiyaçları vardır, her nasıl aynı kitabı okuduğu iddia edip İsa’ya Tanrının teslis inancına göre bir parçası olduğunu iddia eden bir katolikle hayır teslis inancı yok diyen bir başka hristiyanda nasıl birbirlerini kabul etmiyorsa ve zamana ihtiyaçları varsa Kuran’a inananlarda onlara bu zamanı vermekle yükümlüdür, evet  Kuran’da Allah İsa’nın tanrı kabul edilmesine şiddetle karşı gelsede yinede müslümanlara BARIŞ’I emretmekte ve aramızda olan farklılıklara kendisinin karar vereceğini söylemektedir, kısaca İSLAM üç ilahi şeriatin toplanıp ortaya konulması demektir, bunada ayetle açıklık getireceğim.

Fakat hristiyan kardeşlerimin anlaması gereken, SİZİ HİLE İLE ELDE ETTİM diyen birini kutsal sayıp böyle bir iddiada bulunmayan Hz.Muhammed’ide Allah tarafından gelmiş bir peygamber olarak kabul etmeleridir. Ortadaki deliller buna zorlamaktadır.

Yukarda ortaya koyduğum deliller kabul gördüğünde kısaca kitabı mukaddesteki insan eklemeleri yalanlar dışarı koyulduğunda ortada berrak Allah’ın İsa ile gönderdiği kuralların kalacağı görülecektir. Kısaca ortaya çıkan farklılıklardan vaz geçmesek bile elimizdeki kitapların bizden istediği BARIŞI-İSLAM’I kabul etmek zorundayız, gerisi inanın sorun değil, Allahın istediği budur, Kitabı Mukaddeste İsa’nın ortaya koyduğuda İSLAM’dır.

Kuran’a ve kitabı mukaddes’e göre İsa kahinattaki tüm yetkiyle gelmiştir, O’nun bir tahta oturmamış olması Kral olmadığını isbatlamaz, O makamların üstünde bir makama sahip olduğu için dünyalık makamlara bile tenelzül etmeyen Kraldır ve yaşadığı dönemdeki gerçek Kral odur.

Uydurulan ikinci gelişinde Kral olacak yönetimi ele alacak hikayesi vardır, bu uydurmaya göre bile acaba öylemidire bakalım,

 

Mat 25:31  "İnsanoğlu* kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak. 

Mat 25:32  Ulusların hepsi O'nun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, insanları birbirinden ayıracak. 
Mat 25:33  Koyunları sağına, keçileri soluna alacak. 
Mat 25:34  "O zaman Kral, sağındaki kişilere, 'Sizler, Babam'ın kutsadıkları, gelin!' diyecek. 
'Dünya kurulduğundan beri sizin için hazırlanmış olan egemenliği miras alın! 

 

Bu gördüğünüz alıntı İsa’nın ikinci gelişini anlatmaktadır, ve görüleceği gibi İsa egemenliği insanlara vermektedir, kısaca uyduruk bir makam peşinde değildir ve böyle bir görevi yoktur, peki İsa’nın bu egemenliği geldiğinde insanlara vermediğini kim idda edebilir, evet İsa bu egemenliği geldiğinde insanlara vermiştir ve bu egemenliğe kimlerin sahip olacağını nasıl olacağınıda detaylarıyla ortaya koymuştur.

 

Rom_8:17  Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız.

 

Evet kitabı Mukaddes’e göre, Mat_5:9  Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek. ise ve biz bu barışı sağlayabiliyorsak biz kitabı mukaddes uslubu ile biz Tanrının oğullarıyız ve İsa’nın bahsettiği egemenliğin mirascıları bizleriz ve bu barışı bir diğer fikri yok ederek değil farklılıklarımızı kabul ederek sağlamalıyız İsa’nın bahsettiği SEVGİ ve Kuran’ın ortaya koyduğu birbirimize SAYGI’yla bizden bu istenmektedir  bu hayır İsa gelip bir tahta oturacak bahsedilen odur yalanıyla bizden gizlenmiştir.Bu uydurma hikaye ile KISACA NARKOZLANDIK Ve yukarda uydurulan ikinci gelişi yalanına kanarsak bu egemenliğe kavuşamayacağız, bunuda birazdan ele alayım.

Öncelikle hemfikir olamamız gereken yaratıcımız SEVGİDİR ve SEVGİNİN KAYNAĞIDIR. Ve kendimize Kuran’dan şu ayeti örnek alalım,

 

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
7.28 - Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

 

Kısaca elimizdeki kitaplarda eklemelerle veya yanlış çevirilerle bize Allah’ın edepsizlik veya iğrençlik emirleri verdi ve vermekte diye sunulan yazıları bu gerçek SEVGİ KAYNAĞI OLAN YATACIMIZDANDIR diye kabul etmeyelim. Şayet bu mantıktan çıkıp elimizdeki yazıları tamamen ilahi kabul edersek ortaya gerçekten SEVGİ ile alakası olmayan BİZE İĞRENÇLİKLER EMREDEN bir tanrıyıda kabul etmek zorunda kalırız.

İşte bu noktada yahudilerin işte elimizdeki kitap tanrıdandır iddiasında oldukları kitaba bakmamız gerekmekte buna bakmadan önce yine yahudilerin tanrıdan olduğu iddia ettikleri kitaba bakıp kim bu insanlar onu anlamamız gerekmekte.

Yahudilerin elinde bulunan Hristiyanlar tarafından Eski ahitte denilen bu yazmalarda BARIŞ, ESENLİK anlamına gelen '' shâlôm '' kelimesi bu yazmalarda 236 kere geçer. Kullanıldığı yerlerle ilgili bir kaç alıntı yaparsak,
 
  • Isa 9:6  Çünkü bize bir çocuk doğacak, Bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.
  • Psa 37:37  Yetkin adamı gözle, doğru adama bak, Çünkü yarınlar barışseverindir. 

 

böylesine ilginç yazılar ile karşılaşmaktayız. Eski ahittede görüleceği gibi Yahudiler tarafındanda bir BARIŞ, esenlik önderi beklenmektedir ve '' Çünkü yarınlar barışseverindir. '' demektedir. Görüleceği gibi yahudilerde geleceğin sahiplerinin BARIŞSEVERLER olduğunu belirtmektedir. Buarada barışsever diye tercüme edilen kelime ibranice kelime numarasıyla H9765 olan '' shâlôm '' yani BARIŞ kelimesidir. Kelime BARIŞ'tır severler kelimeye POMPALANMIŞTIR.
Bunu arapça ile ifade edersek YARINLAR İSLAM'dır anlamı çıkmaktadır. Kısaca dünyanın probleminin çözüm kaynağı BARIŞ-İSLAM olduğu bilinci yahudilerin elindeki yazmalarda da mevcuttur. Ayrıca
 
  • Mal 2:5  "Onunla yaşam ve esenlik verecek bir antlaşma yaptım ve bana saygı göstersin diye kendisine bunları verdim. Benden korkup adıma saygı gösterdi. 
  • Mal 2:6  Doğru öğüt ağzındaydı. Dudaklarında hile yoktu. Benimle esenlik ve doğruluk içinde yürüdü. Birçoklarını da suç yolundan döndürdü.

 

burada da görüleceği gibi Tanrının israiloğlulları ile yaptığı antlaşmada ESENLİK-BARIŞ yani İSLAM'dır. Ve Tanrı'nın kendisininde doğru yol gördüğü yolunda adı ESENLİK yani İSLAM'dır. Özetle Yahudilerin elindeki yazmalara göre doğru yolda olmak demek ESENLİK-BARIŞ-İSLAM içinde olmak demektir.

Evet Tanrının kendileriyle temasa geçtiğini iddia eden israiloğullarına ellerindeki yazmalara göre Tanrı kendilerine anılmak istediği YHWH ismini verir ve sonsuza dek bu isimle anılmak ister.

Exo_3:15  "İsrailliler'e de ki, 'Beni size atalarınızın Tanrısı, İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı RAB gönderdi.' Sonsuza dek adım bu olacak. Kuşaklar boyunca böyle anılacağım.

Ve Tanrının seçilmiş kavmi olduğu iddiasındaki israiloğulları Musa’dan sonra Tanrının sonsuza dek anılmak istediği ismi bile unutmuştur kısaca ortada sesli harfleri ne olduğu bilinmeyen YHWH ismi kalmıştır.

Tanrının ismini bile unutan bu halk daha sonra bazı yazı ve belgeleri toplamış ve işte Tanrının bizle olan temasında bize söyledikleri diye iddiada bulunmaktadır. Tanrının kendilerine verdiği ismi bile unutan bu halk daha sonra diğer herşeyi hatırladık işte belgeler diye eski ahit diye yazmaları sunmuştur. Tanrının ismini unutan bir halkın ortaya koyduğu belgelerin ne kadar doğru olabileceğine siz karar verin fakat öncelikle Tanrının seçilmiş halkı olduğu iddiasındaki bu insanlar neden Tanrının kendilerine verdiği ismi unutmuşturu kendi ellerindeki yazmalardan anlayalım,

 

Jdg 10:6  İsrailliler yine RAB'bin gözünde kötü olanı yaptılar; Baallar'a*, Aştoretler'e*, Aram, Sayda, Moav, Ammon ve Filist ilahlarına kulluk ettiler. RAB'bi terk ettiler, O'na kulluk etmediler. 

 

 

Jdg 2:11  İsrailliler RAB'bin gözünde kötü olanı yaptılar, Baallar'a* taptılar.

Jdg 2:12  Kendilerini Mısır'dan çıkaran atalarının Tanrısı RAB'bi terk ettiler. Çevrelerinde yaşayan ulusların değişik ilahlarına bağlanıp onlara taparak RAB'bi öfkelendirdiler. 

Jdg 2:13  Çünkü RAB'bi terk edip Baal'a ve Aştoretler'e* taptılar.

 

Jdg 8:33  Gidyon ölünce İsrailliler yine RAB'be vefasızlık ettiler. Baallar'a* taptılar. Baal-Berit'i ilah edinerek 

Jdg 8:34  kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RAB'bi unuttular. 

 

1Sa 7:3  Samuel İsrail halkına şöyle dedi: "Eğer bütün yüreğinizle RAB'be dönmeye istekliyseniz, yabancı ilahları ve Aştoret'in* putlarını aranızdan kaldırın. Kendinizi RAB'be adayıp yalnız O'na kulluk edin. RAB de sizi Filistliler'in elinden kurtaracaktır." 

 

1Sa 12:9  Ama atalarınız Tanrıları RAB'bi unuttular. Bu yüzden RAB onları Hasor ordusunun komutanı Sisera'nın, Filistliler'in ve Moav Kralı'nın eline teslim etti. Bunlar atalarınıza karşı savaştılar. 

1Sa 12:10  Atalarınız RAB'be, 'Günah işledik; RAB'bi bırakıp Baal'ın* ve Aştoret'in* putlarına kulluk ettik. Ama şimdi bizi düşmanlarımızın elinden kurtar, sana kulluk edeceğiz diye seslendiler. 

 

1Ki 16:31  Nevat oğlu Yarovam'ın günahlarını izlemek yetmezmiş gibi, bir de Sayda Kralı Etbaal'ın kızı İzebel'le evlendi. Gidip Baal'a* hizmet ederek ona taptı. 

1Ki 16:32  Baal için Samiriye'de yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.

1Ki 16:33  Ayrıca bir Aşera* putu yaptırdı. Ahav İsrail'in Tanrısı RAB'bi kendisinden önceki bütün İsrail krallarından daha çok öfkelendirdi. 

 

1Ki 22:52  RAB'bin gözünde kötü olanı yaptı. Babasının, annesinin ve İsrail'i günaha sürükleyen Nevat oğlu Yarovam'ın yolunda yürüdü. 

1Ki 22:53  Baal'a* hizmet edip taptı. Babasının her yaptığına uyarak İsrail'in Tanrısı RAB'bi öfkelendirdi. 

 

2Ki 17:15  Tanrı'nın kurallarını, uyarılarını ve atalarıyla yaptığı antlaşmayı hiçe sayarak değersiz putların ardınca gittiler, böylece kendi değerlerini de yitirdiler. Çevrelerindeki uluslar gibi yaşamamaları için RAB kendilerine buyruk verdiği halde, ulusların törelerine göre yaşadılar. 

2Ki 17:16  Tanrıları RAB'bin bütün buyruklarını terk ettiler. Tapınmak için kendilerine iki dökme buzağı ve Aşera* putu yaptırdılar. Gök cisimlerine taptılar. Baal'a* kulluk ettiler. 

2Ki 17:17  Oğullarını, kızlarını ateşte kurban ettiler. Falcılık, büyücülük yaptılar. RAB'bin gözünde kötü olanı yaptılar, kendilerini kötülüğe adayarak O'nu öfkelendirdiler. 

 

2Ki 21:1  Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalim'de elli beş yıl krallık yaptı. Annesinin adı Hefsivah'tı. 

2Ki 21:2  RAB'bin İsrail halkının önünden kovmuş olduğu ulusların iğrenç törelerine uyarak RAB'bin gözünde kötü olanı yaptı. 

2Ki 21:3  Babası Hizkiya'nın yok ettiği puta tapılan yerleri yeniden yaptırdı. İsrail Kralı Ahav gibi, Baal* için sunaklar kurdu, Aşera* putu yaptı. Gök cisimlerine taparak onlara kulluk etti.

 

2Ki 21:5  Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı. 

2Ki 21:6  Oğlunu ateşte kurban etti; falcılık ve büyücülük yaptı. Medyumlara, ruh çağıranlara danıştı. RAB'bin gözünde çok kötülük yaparak O'nu öfkelendirdi. 

2Ki 21:7  Manaşşe yaptırdığı Aşera putunu RAB'bin Tapınağı'na yerleştirdi. Oysa RAB tapınağa ilişkin Davut'la oğlu Süleyman'a şöyle demişti: "Bu tapınakta ve İsrail oymaklarının yaşadığı kentler arasından seçtiğim Yeruşalim'de adım sonsuza dek anılacak. 

 

Jer 7:9  "'Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a* buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? 

 

Jer 32:35  Ben-Hinnom Vadisi'nde ilah Molek'e* sunu olarak oğullarını, kızlarını ateşte kurban etmek için Baal'ın tapınma yerlerini kurdular. Böyle iğrenç şeyler yaparak Yahuda'yı günaha sürüklemelerini ne buyurdum, ne de aklımdan geçirdim. 

Psa 106:35  Tersine öteki uluslara karıştılar, Onların törelerini öğrendiler. 

Psa 106:36  Putlarına taptılar, Bu da onlara tuzak oldu. 

Psa 106:37  Oğullarını, kızlarını Cinlere kurban ettiler.

 

Jer 7:31  Oğullarını, kızlarını ateşte kurban etmek için Ben-Hinnom Vadisi'nde, Tofet'te* puta tapılan yerler kurdular. Böyle bir şeyi ne buyurdum ne de aklımdan geçirdim. 

 

Psa 106:38  Kenan putlarına kurban olsun diye Oğullarının, kızlarının kanını, Suçsuzların kanını döktüler; Ülke onların kanıyla kirlendi.

Jer 23:27  Ataları nasıl Baal* yüzünden adımı unuttuysa, onlar da birbirlerine düşlerini anlatarak halkıma adımı unutturmayı tasarlıyorlar. 

 

Görüleceği gibi ben israiloğullarını herhangi birşeyle suçlamıyorum, bize Tanrıdandır diye sundukları belgelere göre gerçek Tanrıyı bırakıp putlara, tapmaya başlamışlar oğullarını kızlarını cinlere kurban etmişler, evet kendi oğullarını kızlarını bile cinlere kurban eden böyle bir geçmişi olan toplum.

Jer_2:32  Erden kız takılarını, Gelin çeyizini unutabilir mi? Ama halkım sayısız günlerce unuttu beni.

Hos_8:14  Çünkü İsrail Yaratıcısı'nı unuttu, Saraylar yaptı; Yahuda'ysa birçok kenti surlarla çevirdi, Ama ateş göndereceğim kentlerinin üstüne, Yiyip bitirsin kalelerini."

 

Evet görüleceği gibi sayısız günlerce Tanrı'yı ve sonuç olarak Tanrı'nın onlara verdiği ismi unutan bir toplum, sebebi neymiş putlara şeytanlara tapmak. Evet kahinatın SEVGİ kaynağı olan yaratıcıyı unutan daha sonra bize işte bu yazmalar Tanrıdandır diye hikayeler sunan bir toplum. Ve bu toplumun bize Tanrı hakkında sunduğu hikayelere bakalım,

 

Gen.8:20 Nuh RAB'be bir sunak yaptı. Orada temiz sayılan hayvanların ve kuşların hepsinden yakmalık sunular sundu.
Gen.8:21 Güzel kokudan hoşnut olan RAB içinden şöyle dedi: "İnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insanın yüreğindeki eğilimler çocukluğundan itibaren kötüdür. Şimdi yaptığım gibi bütün canlıları bir daha yok etmeyeceğim.

 

Num.15:01 RAB Musa'ya şöyle dedi: 
Num.15:02 "İsrail halkına de ki: 'Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince, 
Num.15:03 RAB'bi hoşnut eden bir koku yapmak için yakmalık sunu, özel adak kurbanı, gönülden verilen sunu ya da bayram sunusu gibi yakılan sunu olarak RAB'be sığır ya da davar sunacaksınız. Num.15:04 Sunu sunan kişi RAB'be tahıl sunusu olarak bir hinin dörtte biri kadar zeytinyağıyla yoğrulmuş efanın onda biri kadar ince un sunacak. Num.15:05 Yakmalık sunuya da kurban için, her kuzuya dökmelik sunu olarak bir hinin dörtte biri kadar şarap hazırla. Num.15:06 "'Koç sunarken tahıl sunusu olarak bir hinin üçte biri kadar zeytinyağıyla yoğrulmuş efanın onda ikisi kadar ince un hazırla. 
Num.15:07 Dökmelik sunu olarak da bir hinin üçte biri kadar şarap sun. Bunları RAB'bi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.

 

Num.15:14 Kuşaklar boyunca aranızda yaşayan bir yabancı ya da yerli olmayan bir konuk, RAB'bi hoşnut eden koku olarak yakılan bir sunu sunarken, sizin uyguladığınız kuralları uygulamalıdır. Num.15:15 Sizin ve aranızda yaşayan yabancılar için topluluk aynı kuralları uygulamalıdır.Kuşaklar boyunca kalıcı bir kural olacak bu. RAB'bin önünde siz nasılsanız, aranızda yaşayan yabancı da aynı olacak.

 

Num.15:24 ve bu günah bilmeden işlendiyse, bütün topluluk RAB'bi hoşnut eden koku sunmak için yakmalık sunu olarak istenilen tahıl ve dökmelik sunuyla birlikte bir boğa, günah sunusu olarak da bir teke sunacaktır.

 

Num.28:1 RAB Musa'ya şöyle dedi: 
Num.28:2 "İsrailliler'e buyur ve de ki: 'Bana olan sunuyu, beni hoşnut eden koku olarak yakılan sunu için yiyeceği belirlenen zamanda bana sunmaya dikkat edeceksiniz.'  Num.28:3 Onlara de ki, 'RAB'be sunacağınız yakılan sunu şudur: Günlük yakmalık sunu olarak her gün bir yaşında kusursuz iki erkek kuzu sunacaksınız.  Num.28:4 Kuzunun birini sabah, öbürünü akşam üstü sunun.  Num.28:5 Kuzuyla birlikte tahıl sunusu olarak dörtte bir hin sıkma zeytinyağıyla yoğrulmuş onda bir efa ince un sunacaksınız. 
Num.28:6 Günlük yakmalık sunu, Sina Dağı'nda başlatılan, RAB'bi hoşnut eden koku olarak yakılan sunudur.
Num.28:7 Kuzuyla birlikte dökmelik sunu olarak dörtte bir hin içki sunacaksınız. Dökmelik sunuyu RAB için Kutsal Yer'de dökeceksiniz. Num.28:8 Öbür kuzuyu akşamüstü, yakılan güzel kokulu bir sunu olarak, sabahki gibi tahıl sunusu ve dökmelik sunuyla birlikte bana sunacaksınız.

 

Lev.6:8 RAB Musa'ya şöyle dedi: 
Lev.6:9 "Harun'la oğullarına buyruk ver. Yakmalık sunu yasası şudur: Yakmalık sunu bütün gece, sabaha kadar sunaktaki ateşin üzerinde kalacak. Sunağın üzerindeki ateş sönmeyecek. Lev.6:10 Kâhin keten giysisini, keten donunu giyecek. Sunağın üzerindeki yakmalık sunudan kalan külü toplayıp sunağın yanına koyacak. Lev.6:11 Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.

 

Lev.1:9 Kişi hayvanın işkembesini, bağırsaklarını ve ayaklarını yıkayacak. Kâhin de hepsini yakmalık sunu, yakılan sunu ve RAB'bi hoşnut eden koku olarak sunağın üzerinde yakacaktır. 
Lev.1:13 Kişi hayvanın işkembesini, bağırsaklarını, ayaklarını yıkamalı. Kâhin bunları sunak üzerinde yakarak sunmalı. Bu yakmalık sunu, yakılan sunu ve RAB'bi hoşnut eden kokudur. 

 

Exo.29:17 Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy. Exo.29:18 Sonra koçun tümünü sunağın üzerinde yak. Bu RAB'be sunulan yakmalık sunu, yakılan güzel kokulu sunudur. Lev.8:21 Bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıkadı ve koçun tümünü sunağın üzerinde yaktı. Bu bir yakmalık sunu, yakılan sunu ve RAB'bi hoşnut eden kokuydu. Musa her şeyi RAB'bin buyurduğu gibi yaptı.

Lev.1:14 " Eğer kişi yakmalık sunu olarak RAB'be kuş sunmak istiyorsa, kumru ya da güvercin sunmalı. Lev.1:15 Kâhin sunuyu sunağa getirecek, başını ayırıp sunağın üzerinde yakacak. Kuşun kanı sunağın yan tarafından akıtılacak.  Lev.1:16 Kâhin kuşun kursağını pisliğiyle birlikte çıkarıp sunağın doğusundaki küllüğe atacak. Lev.1:17 Kanatlarını tutarak kuşu ikiye bölecek, ama tamamen ayırmayacak. Sonra kuşu sunakta yanan odunların üstünde yakmalı. Bu yakmalık sunu, yakılan sunu ve RAB'bi hoşnut eden kokudur. Eze 43:24  Bunları RAB'bin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RAB'be sunacaklar. 

 

Evet Tanrının ismini unutan ve putlara oğullarını kızlarını kurban eden israiloğulları Tanrı bizden kurban istedi ve nasıl olacağı ile olan alıntılar bunlardır diye bize bu alıntıları sunmaktalar.

 

Num.15:03 RAB'bi hoşnut eden bir koku yapmak için yakmalık sunu, özel adak kurbanı, gönülden verilen sunu ya da bayram sunusu gibi yakılan sunu olarak RAB'be sığır ya da davar sunacaksınız. Num.15:04 Sunu sunan kişi RAB'be tahıl sunusu olarak bir hinin dörtte biri kadar zeytinyağıyla yoğrulmuş efanın onda biri kadar ince un sunacak. 

 

Neymiş efendim israiloğullarının hatırladığı tanrı kendisine kurban istemekte hatta ateşte yanan işkembe kokusunuda çok beğenmektedir. Hatta bu kurban işlemi görülürken Lev.6:10 Kâhin keten giysisini, keten donunu giyecek.  Diyecek kadar hatırlamışlarmış. Hatta tahıl sunusu istediğini bile hatırlamışlar ve yazmışlar.

Ne hafıza değilmi ama hımm yine kendi yazmalarına bakalım,

Isa 57:4  Siz kiminle alay ediyorsunuz?Kime dudak büküyor, dil çıkarıyorsunuz? Ağaçlar arasında, bol yapraklı her ağacın altında Şehvetle yanıp tutuşan, Vadilerde, kaya kovuklarında çocuklarını kurban eden, İsyan torunları, yalan soyu değil misiniz siz

 

 

Uuu burada ciddi bir bilgi ve uyarı var ne diyor Tanrı israiloğullarına ‘’ yalan soyu değil misiniz siz?  ‘’ Nasıl yani yukarıda tonlarca alıntı yaptığımız Tanrının kurban isterim falan parçadan çıkan koku beni hoşnut eder, kahin keten donunu giymeli vs gibi şeyleri Tanrı söylememişmi, lütfen yukarıdaki alıntıları okuyun ve bunun gerçek tanrıdan olup olumayacağı üzerine karar verin, verdik işte israilin tanrısı bu diyorsanız bence ayıp ettiniz, bu yukarıdaki alıntıları birde hayvan severe okutun böyle bir tanrıyı kabul edermiyide sorun, bu yukarıda okuduklarınızı gören birçok kişi bu tanrıysa ben buna inanmaktan vazgeçtim der emin olun, ama acele etmeyin bakalım bir başka yerde yine israilin tanrısı olduğu iddia edilen tanrı ne diyor,

 

 

Isa_66:3  Sığır boğazlayan, adam öldüren gibidir,Davar kurban eden, köpek boynu kıran, Tahıl sunusu* getiren, domuz kanı sunan, Anma sunusu olarak günnük yakan, putperest gibidir. Evet, bunlar kendi yollarını seçtiler, Yaptıkları iğrençliklerden hoşlanıyorlar.

 

Mal_2:3  "Soyunuzu paylayacağım. Bayramlarınızda kurban ettiğiniz hayvanların gübresini yüzünüze saçacağım. Sizi önümden atacağım.

Mat_9:13  Gidin de, 'Ben kurban değil, merhamet isterim' sözünün anlamını öğrenin. Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim."

Mat_12:7  Eğer siz, 'Ben kurban değil, merhamet isterim' sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.

 

Aaa dimi, ortaya herkesin kabul edebileceği bir Tanrımı çıktı, neymiş hayvanları öldürmek insan öldürmek gibidir diyen bir Tanrı çıktı, tahıl sunusu bile putperest işidir diyen bir tanrıda varmış. Şimdi bu yaklaşımdaki bir Tanrıya işte gerçek Tanrı dersek demekki yukarıda Tanrı kurban istiyor, kurban işini yaparken keten don giyecen, işkembenin yanmasından çıkan kokudan memnunum diyen Tanrı gerçek olamaz, madem öyle o yukarıdaki alıntılar size neden gerçek Tanrıdan diye sunulmuş olabilir lütfen düşünün.

 

Bu yazmalara diğer bir açıdan bakarsak

Yasa Kitabı_20-13 Tanrınız RAB kenti elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin.  Yasa Kitabı_20-15 Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız. Eski antlaşmaya göre İsrailoğullarına verildiği söylenen topraklara böylesi emirlerle gönderir' YHWH'kendine inanları.

Yasa Kitabı_20-16 "Ancak Tanrınız RAB'bin miras olarak size vereceği bu halkların kentlerinde soluk alan hiçbir canlıyı yaşatmayacaksınız.

 

Artık bu emirlerin bir savaş emirlerinin dışında katliam emirleri olduğu ortaya çıkmaktadır.

Yasa Kitabı_20-17 Tanrınız RAB'bin size buyurduğu gibi, onları - Hititler'i, Amorlular'ı, Kenanlılar'ı, Perizliler'i, Hivliler'i, Yevuslular'ı - tümüyle yok edeceksiniz.


' YHWH' verdiği bu emirlerdeki 
''RAB'bin miras olarak size vereceği bu halkların kentlerinde soluk alan hiçbir canlıyı yaşatmayacaksınız.''
bu vahşeti görmeyecek kadar kör olanlar için emirlerini daha detaylı verdiğide olmuştur.

hez.9:6«Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün.Yalnız alınlarında işaret olanlara dokunmayın. İşe tapınağımdan başlayın.» Onlar da tapınağın önünde duran İsrail ileri gelenlerinden işe başladılar.

Num 31:17  Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün. Num 31:18  Yalnız erkekle yatmamış genç kızları kendiniz için sağ bırakın.

Evet bunları ben uydurmuyorum israiloğullarının Tanrının bize verdiği emirler dediği yazmalar bunlar, neymiş «Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün.Ama Yalnız erkekle yatmamış genç kızları kendiniz için sağ bırakın.

 

Diyebilen bir Tanrı varmış, sizce SEVGİ kaynağı olan Tanrı bu emirleri vermişmidir. Gidin herkesi öldürün tecavüz edin bakire çıkanları kendinize saklayın. Unutmayın Kitabı Mukaddesteki bu Tanrı ne diyor bu eski ahiti yazan israiloğullarınaIsa 57:4  Siz kiminle alay ediyorsunuz?…. çocuklarını kurban eden,İsyan torunları, yalan soyu değil misiniz sizKuran nasıl cevap vermişti buna,

 

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
7.28 - Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

 

Yukarda kurban olayına baktık ve yine aynı kitaptan kurban işini hatta tahıl sunmayı bile putperestlik diye tanımlayan bir başka Tanrıyıda gördük. Bu israiloğulları bize birde şu bilgiyi vermekteler,

Psa 78:65  O zaman Rab uykudan uyanır gibi, şarabın rehavetinden ayılan bir yiğit gibi oldu. 

Psa 78:65 'Adonay yaqats yashen gibbowr ranan yayin

Görüleceği gibi yapılan çeviriye GİBİ kelimesi pompalanmıştır bırakın cümlede GİBİ kelimesi olmadığı gibi eski ahitin hiçbiryerinde GİBİ kelimesi kullanılmamıştır, bu durumda yapacağımız çeviri şöyle olmaktadır

kudretli ayyaş Rab şarkı söyleyerek uykudan uyandı detaylı açıklama için tercüme üstüne tıklayın lütfen. Evet israiloğullarına göre böyle bir Tanrı varmış ve anlaşılan uyurmuşta ve sanırım çevrede saldırtacağı başka kabile olmadığında şöylede emirler vermekte

 

Exodus 32:27Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki: 'Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.'"  Exodus 32:29 Musa, "Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz" dedi," Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı."

 

Evet bu emirleride kendine iman edenlere vermekte, ve israiloğullarıda evet bizde bu emre uyduk kalktık çocuğumuzu kardeşimizi öldürdük demekte, bu delilleri gören ve Tanrının SEVGİ kaynağı olduğuna iman eden biri olarak bu  alıntılardaki Tanrının gerçek Tanrı olduğunu iddia edebilirmisiniz, ben böyle bir iddiada bulunmayı kendimce gerçek Tanrıya küfr sayarım. Kısaca israiloğullarının bu yazmalar Tanrıdandır dediği yazmalardaki gariplikleride tonlarca uzatabilirim fakat anlamı yok, burada ortaya koymaya çalıştığım şey ortadaki delillerle musevi kardeşleriminde kendilerine verilen her belgeye Tanrıdandır diye iman etmemeleridir.

Ama insanoğlu tartışmaya düşkündür ya, musevi kardeşlerimizde efendim biz atalarımıza güveniyoruz, bir dönem satanistlikte yapsa oğullarını kızlarını cinlere putlara kurbanda etmiş olsalar Tanrının israiloğullarına verdiği ismi bile unutsalar bize gerçek yazıları ulaştırmışlardır derlerse, orada bir dakka durun demek lazım.

Bu iddiada olan musevi kardeşlerimizede şunu demek istiyorum, iyi okuyun ve anlayın, elimde Tevrat ve Zeburun hangi lisanda geldiğine dair herhangi bir delil elimde olmasada size, sizin elinizdeki yazmaların kaynağı TÜRKÇEDİR diyorum, kısaca elinizdeki kitap Türkçe anlatımdan kopyelenmiştir ve bunun delili elinizdeki kitapla ortadadır diyorum, yani delilim elinizdeki yazmalar sanırım buna şikayetiniz olmaz. bu delilleri görmeniz ve cevaplamanız gereken tesbitler için tıkla.

Kısaca musevi kardeşlerim cevaplamanız gereken çok şey var. Öncelikle elinizdeki belgelerin orjinal olduğu bunlardan ilkidir bunda da başarılı olabileceğinizi sanmam.

 

Günümüzde geldiğimiz konum Hristiyanlar tarafından eski ahit denilen yahudilerin elindeki yazmaları gören milyorlarca insan bu yazmalarda bize sunulan Tanrı ve şeytan’ın yaptıklarını verdiği emirleri görüp, zamanında bu yazmaları kutsal sayan  Ghostiklerin düştüğü hataya düşüp orada geçen Tanrının kötülüğün kaynağı olduğunu ve  o yazmalardaki şeytanın böylesi bir vahşete bulaşmamasından dolayı şeytanıda bizi bu vahşi Tanrıdan kurtaracak simge olarak görmekte ve satanist olmaktadır. Evet insanlar satanizmi bir sapkınlıktan değil vahşi bir tanrıdan kurtulmak için kurtuluş görmektedir. Neden çünkü eski ahit oluşturulurken israiloğulları ellerinde bulunan ve cennetten kovulmamıza şeytanın insanı kıskandığından dolayı sebep olduğunu yazan belgeler eklenmemiş bir anlamda gizlendiğinden eski ahitte şeytan masum biri olarak bize sunulmuştur.

Ne garip değilmi, aslında ortada hiçbir gariplik yok, bir dönem kendileri şeytanın peşine takılan ve hatta oğullarını kızlarını putlara, cinlere kurban edebilen bir toplumun bize sunacağıda işte böylesi belgelerdir.

 

Ortada böylesi bir gerçek varken eski ahitten şu alıntıya tekrar bakmamak mümkün değil, ne demekte,

Isa 57:4  Siz kiminle alay ediyorsunuz?.... Vadilerde, kaya kovuklarında çocuklarını kurban eden,İsyan torunları, yalan soyu değil misiniz siz

 

Kısaca yahudi kardeşlerim aklımızla bizle alay etmeyi bırakın, şayet bu satanizmi bırakıp yalan soyuna ait biri olarak, yok artık onlar dedelerimiz yalancıydı biz doğru diyoruz iddiasındaysanız, neden elinizdeki kitapta Tanrı vahşi bir varlık şeytan ise masum biri olarak bize sunulmuşturu artık bir açıklayın, bence ciddi anlamda bunun zamanı gelmiştir.

Siz inat ettikçe bu gerçekler önünüze gelecek ve gerçekler karşısında gık bile diyemeyeceksiniz. Lütfen artık kendinizede  saygı duymaya başlayın.

 

İşte ortadaki bu gerçeklerden dolayı yeni ahit denilen yazmalarda Tanrının egemenliğine girebilmemiz için İsa bize kurtuluş reçetesini vermiştir, ne demekte İsa bu yazmalarda,

 

Mar_10:14  İsa bunu görünce kızdı. Öğrencilerine, "Bırakın, çocuklar bana gelsin" dedi. "Onlara engel olmayın! Çünkü Tanrı'nın Egemenliği böylelerinindir.

Mar_10:15  Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği'ni bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez."

Luk_18:17  Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği'ni bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez."

Mat_18:2  İsa, yanına küçük bir çocuk çağırdı, onu orta yere dikip şöyle dedi: "Size doğrusunu söyleyeyim, yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Göklerin Egemenliği'ne asla giremezsiniz.

 

Bu alıntıları iyi anlamamız lazımdır İsa Tanrının egemenliğine girmemiz için bu egemenliği bir çocuk gibi kabul etmemizi istemektedir. İsa’nın burada bahsettiği fiziksel olarak bir çocukluk değildir, bahsettiği çocuklar gibi saplantılı fikirlere sahip olmama, saplantılı fikirlerden arınıp karar vermemizi istemesidir.

Siz herhangi bir çocuğa kahinatın yaratıcısı SEVGİDİR deyip sevginin ne olduğunu anlattığınızda devamında bu sevgi kaynağı Tanrının,

 

hez.9:6«Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün. ...

Num 31:17  Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün. Num 31:18  Yalnız erkekle yatmamış genç kızları kendiniz için sağ bırakın.

 

Gibisinden emirler verdiğine herhangi bir çocuğu ikna edemezsiniz. İsa bu yüzden ‘’ Mat_18:2  İsa, … yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Göklerin Egemenliği'ne asla giremezsiniz ‘’ demektedir, kısaca varmış olduğunuz yanlış kararları kenara koyun ve elinizdeki belgeleri tarafsız gözle analiz edin demektedir, tarafsız analiz ettiğinizde elinizdeki yazmalardaki gerçek Tanrıyı keşfedecek ve bu Tanrıyı görmememiz için yapılan eklemeleride keşfedeceksiniz. Devamında ise,

Joh_3:3  İsa ona şu karşılığı verdi: "Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliği'ni göremez."

 

İsa’nın burada bahsettiği yeniden doğuşu yaşayacaksınız, siz yeniden doğuşu fiziksel bir doğuş sanıyorsanız yanılıyorsunuz, yeniden doğuş yanlış düşüncelerden arınıp gerçek bilgiyle yeniden doğmaktır ve bunun içinde çocuklar gibi tarafsız olmak zorundasınız.

Fakat siz din bilginlerinizin hahamların, papazların ve hocaların peşine takılıp İsa’nın verdiği tavsiye olan onlardan daha bilgili olmanız gerektiği ile ilgili kurtuluş yoluna girmezseniz malesef Tanrının egemenliğine giremeyeceksiniz, görüleceği gibi Tanrının egemenliği bize verilmiş buna sahip olabilmemiz için neler yapmamız gerektiği İsa tarafından ortaya konulmuştur, tek yapmanız gereken İsa’nın tavsiyesine uyup bu egemenliği uzanıp almaktır.

 

Şimdi gelelim müslüman kardeşlerimizinde neden İSLAM’a yani BARIŞ’a davet edilmesi gerektiğine. Kuran’ın kendisine herhangi bir eleştiri getiremeyeceğim fakat Kuran’ın yapılan çevirilerinin birçoğuna itiraz edebilirim. Fakat konuyu uzatmadan anlatmaya çalışırsam, sorun müslümanların elindeki Kuran’dan değil ellerindeki Kuran’a aykırı düşüncelere sahip olan müslümanlardan kaynaklanmaktadır.

Bunların başında, Kuran kendinden önceki kitaplarada iman edilmesini isterken müslümanlar, Tevratın bozulduğunu devamında zebur’un geldiğini, devamında bunların bozulup incil’in geldiğini ve devamında da Allah tarafından korunan Kuran’ın geldiği ve önceki kitapların hükmünün kalktığına inanmaları ciddi sorundur.

Birazdan ayetlerle ortaya koyacağım Kuran gerçeklerine göre Kuran önceki kitaplar bozulduğu için gelmemiştir, hatta Hz.Muhammed döneminde bu kitaplardan sapasağlam ayakta olanlar vardır, ve Kuran Tevrat’a inananı Tevrat’a, incil’e inananı incile uymaya davet eder, pek tabi Kuran geldikten sonra insanlar tarafından bu ilahi kitaplara eklemeler yapılmış ve gerçek gizlenilmeye çalışılsada ellerindeki kitap ayıklandığında ortaya Allahın mesajı çıkacağı gerçeği olduğundan o durumda bile Kuranın daveti elinizdeki kitaba yani o kitaptaki gerçeklere uyundur.

Ve evet Kuran’a göre önceki kitaplarda olan şeriatlerde kalkmamıştır, kısaca Kuran önceki kitaplardaki şeriat kalktı dememiş aksine bu şeriatlere uyulmasını istemektedir.

Sanırım müslüman kardeşlerimiz tarafından savunulan fikirlerin haricinde bambaşka bir iddiam var gibi değilmi, bu benim iddiam değil Kuran’ın ortaya koyduğu gerçeklerdir. Şimdi aşama aşama Kuran ayetlerine bakalım ve gerçeği görmeye çalışalım, önce Hz.Muhammed Kuran’a göre kimdire bakalım,

 

42.52 - (52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

29.48 - Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

 

Ana hatlarıyla Hz.Muhammed Kuran gelmeden önce budur, kısaca herhangi bir dini inancı olmayan ve herhangi bir kitap okumamış biri, bu neden böyleydi dersek, mesele şu, Kuran gelmeden önceki durum günümüz durumundan farkı yok, şuan olduğu gibi insanların elinde Tanrının gerçek kitabı olanlar var ve birde Tanrıdan olduğu iddia edilen kitaplar var, ve Hz. Muhammed dini konularla alakası olmayan hatta kitap bilgiside olmayan biri, kısaca Hz.Muhammed Kurandan önceki kitaplara sahip olanlara gittiğinde işte sen din işlerini fazla düşünüyordun veya bayağı bir kitap okumuşluğun var anlaşılan yeni bir din uydurdun diyemeyecekleri biri, ortadaki özelliklere göre herkesi tarafsız olduğuna ikna edebilecek bir konumda, devamında gelişen olaylara bakalım.

 

16.64 - Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
26.196 - O, elbette ki öncekilerin kitaplarında da var.

 

Evet görüleceği gibi Kuran’ın indiriliş nedenlerinden biri önceki kitaplara sahip insanların antlaşmazlığa düştükleri durumda onların arasındaki bu tartışmayı bitirme amaçlı inmiştir ve Kuran’daki mesajın önceki kitaplarda da olduğunu iddia etmektedir. Ayrıca kendisine vahiy gelen Hz.Muhammed’den bunu tartışmasız kabul et bu Allahtandır diye bir mantıkta yoktur, hatta bir ayet şöyle der,

 

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
10.94 - Şayet sen, sana indirdiğimizden kuşkulanmakta isen, senden önce Kitap'ı okuyanlara sor. Yemin olsun, hak sana Rabbinden gelmiştir. O halde, sakın kuşkulananlardan olma!

 

Bu ayette görüleceği Kuran Hz.Muhammed’e bu kitaptan kuşkuda et demekte ve onu araştırmaya itmekte kuşkusunu gidermesi içinde adres vermektedir. Ve adres bellidir Kuran’dan önceki kitapları okuyanlara sorması istenmektedir, demekki Kurandan önce gelen kitaplardaki bilgiye sahip birileri o dönemde de vardır. Ve Hz.Muhammed’e görede mantıklı bir çözümdür, şayet öncekilerin kitabında benzer bir mesaj varsa demekki kendisine gerçek Tanrıdan gelen bir mesaj vardır, bu mantıkla Hz.Muhammed bu tavsiyeye uyar ve,

 

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
28.48 - 
Fakat hak, katımızdan kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Mûsa'ya verilenin aynısı buna da verilseydi ya!" Bunlar daha önce Mûsa'ya verileni inkâr etmemişler miydi? Şöyle demişlerdi: "Birbirini destekleyen iki büyü/sırt sırta iki büyücü." Ve dediler: "Biz bunların ikisine de inanmıyoruz."

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
28.49 - De ki: "Eğer doğru sözlü iseniz, Allah katından, bu ikisinden daha aydınlık bir kitap getirin, ben ona uyayım."

 

Ve evet Hz.Muhammed elindeki mesajla kendinden önceki kitaba sahip kişilere gittiğinde ortaya birbirini bir büyü derecesinde destekleyen iki kitap çıkmıştır, yani Kurandan önceki kitaplardan en az biri o an ordadır ve öyle olduğundan Hz.Muhammedê ‘’ Allah katından, bu ikisinden daha aydınlık bir kitap getirin, ben ona uyayım." ‘’  diye meydan okuması söylenir, kısaca ayet ikisinden dediğine göre bu Kuran’ın dışında Kuran değerinde bir kitabın daha bozulmadan durduğunu ortaya koyar.

 

28.52 - Bu Kur'an'dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.

28.53 - Kur'an kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık" derler.

17.107 - De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."

17.109 - Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.

 

Ve o dönemde gerçek müminler olduğu için birçoğu yukarıda anlatılan tepkiyide ortaya koymuştur. Bu ayetleri uzatabilirimsede gerek yok, anlamamız gereken, Kuran’a göre Kuran önceki kitaplar bozulduğu veya hükmü kalktığı için gelmemiştir kısaca geldiği dönemde Kuran’la büyü derecesinde kendisine benzeyen başka kitapta vardır.

Şunuda anlamamız gerekirki Kuran geldiği dönemde ortada Tanrıdan olduğu iddia edilen kitaplarda çoktur bunun yanında Kuran kendinden önceki Kitabın hangisi olduğunu ortaya koymuştur kısaca Kurandan önceki gerçek kitaba sahip müminleri ortaya çıkarmış onlara destek vermiştir.

Pek tabi Kuran’ın bahsettiği kendine benzeyen kitaplar günümüzdeki Kitabı Mukaddesmidir diye sorarsak, buna tamamiyle evet diyemeyiz fakat Kitabı mukaddesteki örnek olarak ortaya koyduğum bazı insan eklemeleri hikayeler çıkarıldığında geriye kalanın Kuran’ın bahsettiği kitaplar olma ihtimalinin büyük olduğuna eminim.

 

5.47 - İncil ehli Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.

5.44 - Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb'e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.

5.68 - De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur'an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme.

 

Yukarıdaki ayetleri okuduğumuzda Tevrat ve İncil’e inananların onla hükmetmesi istenmektedir bu açıkca ortadadır.

Fakat şimdi biri ya Kuran İsa’nın kurban edildiğini kabul etmiyor böyle bir delil yok o zaman nasıl olurda aynı tanrının kitabı olabilir diye bir soru sorma cehaletinde bulunabilir, iyide kardeşim Kitabı Mukaddes’in kendisi İsa’nın tekrar geleceğini veya üçgün ölü kalıp dirileceğini kendisi isbatlayamıyorki, elindeki kitap uydurulan hikayeyi kendisi isbat edemiyorsa Kuranın kendini isbat edemeyen bir hikayeyi desteklemeside Kuranı gerçek tanrının kitabı yapmaz. Kısaca Kuran elinizdeki yazmalarda kendisini desteklemeyen bilgileri kabul etmediği için bir yol göstericidir ve gerçek Tanrıdandır, pek tabi bunu anlamanız yutkunmanız zaman alacak bir meseledir. Fakat eski ahite veya yeni ahite inananlar öncelikle insanlar tarafından uydurulmuş hikayeleri ayıklayıp geriye kalana bakmalı ve geriye kalan hikayeyi Kuran desteklemiyorsa bu şikayeti yapabilirler, fakat Kuran Allah’ın vahşi emirler verdiği ile ilgili iftirayı Allah böyle emirler vermediyse neden kabul etsin, lütfen aklımızı kullanalım artık.

Hızlıca gittik ve gördükki Kuran önceki kitaplar bozulduğu için gelmemiştir ve önceki kitaba inananları elindeki kitaba davet eder, hımm bence burada şunu sormamız gerek neden 3 değişik kitap ve 3 değişik şeriat, işte bence bu soruya Kuran’ın verdiği cevap ciddi anlamda oturulup düşünülmesi lazım, nedirmi o cevap,

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
5.48 - Sana da Kitap'ı hak olarak indirdik.

Kitap'tan onun yanında bulunanı tasdikleyici ve onu denetleyip güvenilirliğini sağlayıcı olarak...

O halde onlar arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, Hak'tan sana gelenden uzaklaşıp onların keyiflerine uyma.

Sizden her biri için bir yol/şerîat ve bir yöntem belirledik.

Allah dileseydi sizi elbette bir tek ümmet yapardı.

Ama size vermiş olduklarıyla sizi imtihana çeksin diye öyle yapmamıştır.

O halde hayırlarda yarışın.

Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size, tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir.

 

Bence bu ayet iyice düşünülmeli ve anlaşılmalıdır, ne diyor ayet Kuran önceki kitaplarıda denetler ve içindeki gerçekleri korur, buna örnek verirsek,

7.28 - Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"

Bakın ayet ne diyor Allah çirkin iş kısaca vahşet etmretmez diyor, şimdi Hristiyan ve Müslümanlar olarak Allah’ın SEVGİ kaynağı olduğunda sanırım hemfikiriz, bu durumda bu sevgi kaynağının kötülüğü emretmeyeceğinede iman etmemiz inanmamız lazım, şimdi biri çıkıp bu SEVGİ kaynağı şöyle emir verdi derse,

 

hez.9:6 «Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün....

Num 31:17  Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün. Num 31:18  Yalnız erkekle yatmamış genç kızları kendiniz için sağ bırakın.

Bu ve bunun gibi yüzlerce vahşi emirleri neden SEVGİ kaynağı olan yaratıcımızın verdiğini kabülmü edelim, ben etmiyorum kardeşim, gerçek SEVGİ kaynağı bir yaratıcının böylesi emirler verdiğini kabul edende acil pisikologa görünsün bence. Kurandaki yaratıcı evet bu emirleri ben verdim demiş olsa benim için Kuran’ında bir önemi kalmaz, Kuran’ın önemi bu vahşete Allah’ın sahip çıkmamasıdır. Bundan dolayıda pek tabi Kitabı Mukaddesteki insan uydurması eklemeleri onaylamayacaktır. Sanırım bu basit şeyi anlamak zor değil.

Siz SİZİ HİLE İLE ELDE ETTİM diyen birinin yazdıklarını kutsal sayıp gerçek Tanrının bu hileyi desteklemesini bekliyorsanız ne garip bir mantığınız var demek zorundayım.

 

Ayet nasıl devam ediyor ‘’ Sizden her biri için bir yol/şerîat ve bir yöntem belirledik.‘’ yani bizlere değişik şeriatler verilmiştir, bu az buçuk dini kitaplar bilgimle bu ne olabilir dersem, bu şeriatler Musa ile KURALLARDIR, İsa ile SEVGİ’dir Hz.Muhammed ile SAYGI olarak ortaya konmuştur.

Pek tabi anlayan için İsa’nın gelip dininiz BARIŞ-İSLAM size verdiğim buyruk BİRBİRİNİZİ SEVİN demesi başlıbaşına yeterli olabilirsede malesef bir çok man kafa bunun anlamını anlamayabilir ve olmuş olanda budur ve bunlara bir dakika buyur sana şeriat bu şeriatte HERKESE SAYGI DUYACAKSIN olmuştur.

Ve bizlere verilen bu şeriatlerin bir diğer amacı neymiş, ‘’ O halde hayırlarda yarışın.  ‘’ demekte ve burasıda çok önemlidir. Burada önemli olan tek bir mantık istenmemektedir, toplumların veya bir düzenin yaşaması için rekabete kimine göre düşmana ihtiyaç vardır, kısaca toplumu diri tutan rekabettir ve yaratıcımız buna en güzel çareyi bize sunmuştur neymiş o İYİLİK yapma yarışında olacaksınız, bunu açmam gerekirse, Kuran bize İSLAM yani BARIŞI din olarak sunmuştur ve Allah 3 değişik şeriat göndermiş ve bunların hükmünü kaldırmamıştır yani İSLAM düzeninde bu 3 değişik şeriatin toplanması birbiriyle yarışması istenmekte dünyaya örnek olması amaçlanmaktadır. Özetle İSLAM 3 değişik şeriatin toplamıdır diyebiliriz.

Bundan anladığımı örnek verirsem, farzedelim bin kişilik bir kasabaya 50’şer tane Musevi, Hristiyan ve Müslüman koyduk, ve bunlara görev verdik göreviniz sıkıntıya düşmüş birine yardıma koşacaksınız gece veya gündüz, ve diyelim günümüz teknolojisiyle bunların hepsine falanca adreste yardıma muhtaç biri var bilgisi yolladık, devamında yardım severler diğerinden erken gitmek için acele ile koşturacak ve sorunu çözmek için yardımlar sunacak, olay bittiğinde, bu guruplar sizden kaç kişi geldi ne yardımı yaptığınızı ortaya koyun dediğimizde, en fazla gelen gurup ve en fazla yardım eden gurup bundan mutluluk duyacak pek tabi az gelen az yardım eden gurupta bir dahaki sefere size gösteririz biz daha çok geleceğiz daha çok yardım edeceğiz diyecektir.

Kısaca yaratıcımızı seviyorsak ve onun SEVGİ kaynağı olduğuna inanıyorsak bunu dünyaya göstermek için bu sistem kurulmalıdır, Bu sistemin dünya için nasıl bir çözüm olduğunu anlayabiliyormusunuz.

Diğer taraftan örnek verdiğim kasabada tek bir gurup varsa ve bunlara yardıma muhtaç biri var mesajı çektiğinizde karşısında mahcup olacağı bir gurup olmayacağı için mesajı alan, ya kardeşlerden biri gider bakar deyip yatacaktır. Kısaca ortada bir rekabet olmadığı için o sistem içinden çökecektir.

Bu ayetin bahsettiği sisteme, iyilik yarışına bir an önce girilmelidir, pek tabi şuan bu 3 din arasında ciddi farklılıklar olsada bu bence sorun değildir, yeterki BARIŞ’I – İSLAMI kabul edelim birbirimizle temas halinde isek belki aramızda bir ortak noktada belki bin yıl belki on bin yıl sonra buluşuruz bu gerçekten önemli değil, ayet ne diyor, ‘’ Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size, tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir.’’ Kısaca birbirimize saygı ve sevgiyle yaklaşıp, birbirimizi olduğumuz gibi kabul edip şuan tartıştığımız konuların cevabınıda zamana ve Allah’a bırakmamız gerektiğini anlayabilelim.

 

Hristiyanlara düşen görev, tek birşey yapmaları veya tek birşeye mantıklı cevap vermeleri gerekir.

Yapmaları gereken Hz.Muhammed’in yalancı biri olduğu inançlarını terketmeleri ve biran önce O’nunda hak peygamberi olduğunu kabul etmeleridir. Kendisini yalancı olarak tanıtmayan birini yalancı olarak suçluyorlarsa yani müslümanları kandıran biri kabul edilmez takip edilmez iddiasında iseler bir zahmet SİZİ HİLE İLE ELDE ETTİM yani sizi kandırdım, yalan söyledim diyen Pavlus’u neden takip etmekler lütfen açıklasınlar. Pavlus size yalan söyledim derken mubarek bir zat olabilirken, bize yalan söyledi diye bir itirafı olmayan Hz.Muhammed nasıl gerçek bir peygamber olamıyor bizde anlayalım.

 Özellikle Hristiyan kardeşlerimin anlaması gereken çok önemli bir konu İsa’nın bize gelecek olan bir PRAKLETOS’tan bahsetmesidir, unutmayın kitabı mukaddes’e göre İsa’da bir PAREKLETOS’TUR. bu konu anlaşılması gereken bir konudur tüm detayı ile açıkladığım makaleye bakabilirsiniz

Konuyu özetlemeye çalışırsam, İsa bize şunları demektedir,

Joh 14:16  Ben de Baba'dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı*, Gerçeğin Ruhu'nu verecek. Dünya O'nu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz O'nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır. 

İsa’nın bize söylediği bu haberi anlamamız için arka planda bilgi sahibi olmamız gerekmektedir. Ve öncelikle şu bilgiye ihtiyacımız var,

Joh_6:63  Yaşam veren Ruh'tur. Beden bir yarar sağlamaz. Sizlere söylediğim sözler ruhtur, yaşamdır.

Görüleceği gibi kitabı mukaddes mantığına göre SÖZLER RUHTUR ve bence güzel açıklamadır ve gerçek sözler GERÇEĞİN RUHUDUR ve biz bu gerçek sözlerle yani doğru bilgiyle kitabı mukkaddes anlatımıyla sonsuz yaşama kavuşmamız için gerekli olan KUTSAL RUH’a sahip olacağız.

Bu bilgiye sahip olduğumuzda anlamız gereken İsa’nında bize söylediği sözler GERÇEĞİN RUHUDUR ve öyle olduğu için İsa’nın sözlerini anlayanlarda KUTSAL RUH’a sahip olacaktır. Biz İsa’ya inanıyorsak O’nun sözlerini kitabı mukaddes’te hala daha bulabiliriz ve kitabı mukaddes’teki o sözlerle KUTSAL RUH’a sahip olma şansımız hala daha vardır. Kısaca İsa bize bıraktığı sözler ve öğretimle KUTSAL RUH’a nasıl sahip olabileceğimizi ortaya koymuştur. Ben bu öğreti kitabı mukaddeste gizlenmiştir desemde benim için bu gerçeği görmek zor değildir ve evet günümüz kitabı mukaddesiylede o bilgiye ulaşınca KUTSAL RUH’a sahip olmamız mümkündür.

Tüm peygamberler birer Mesihtir, İsa Mesih olarak doğmuştur, Mesih doğru yola iletici, bize klavuz olan öğretmen demektir. İsa haricindeki diğer peygamberlere bu bilgi doğduktan sonra verilmiş olsada onlarda bize bizi doğru yola ileten bilgileri vermiş öğretmenlerdir.

Kısaca fiziksel bir başka Mesih beklentisine sokulmak ve yanlış bilgiden dolayı fiziksel birini daha beklemek ciddi anlamda bilgi eksikliğidir. İsa’nın tekrar fiziksel olarak gelmesine ihtiyaç yoktur, O zaten kitabı mukaddeste bizi doğru yola iletecek bilgileri bırakmıştır ve bu bilgiler bizim için şuan Mesihtir, yani Mesih zaten elimizdeki bilgilerle ordadır. İsa ölmemiş kitabı mukaddeste yaşamaktadır, bizi terketmemiştir bunu görmeniz için okuyup anlamanız gerekmektedir.

 

Mat_7:15  "Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.

Mat_7:20  Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.

Mat_24:11  Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.

Mat_24:24  Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar.

Mar_13:22  Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar, belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse seçilmiş olanları saptıracaklar.

 

2Co_11:13  Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesih'in elçisi süsü verenlerdir.

1Jn_2:27  Size gelince, O'ndan aldığınız mesh sizde kalır. Kimsenin size bir şey öğretmesine gerek yoktur. O'nun size her şeyi öğreten meshi gerçektir, sahte değildir. Size öğrettiği gibi, Mesih'te yaşayın.

 

Kitabı mukaddesin bu alıntılarını dikkatli okumanız ve anlamanız gerekmektedir. Görüleceği gibi kitabı mukaddes bizi sahte peygamberler ve sahte mesihler çıkacağı üzerine uyarmaktadır. Ve herhangi bir mesih beklentisine girmeyin, şayet kitabı mukaddes’e inanıyorsanız 1Jn_2:27 ne demekte Kimsenin size bir şey öğretmesine gerek yoktur. Demekte neden yoktur dersek İsa zaten bize herşeyi öğretmiştir buna inanıyorsanız bu öğretinin kitabı mukaddeste olduğunada iman etmeniz, inanmanız gerekir. Yapmanız gereken İsa’nın ortaya koyduğu öğretiye sahip çıkın ‘’ Size öğrettiği gibi ‘’ ve oradaki İsa ile buluşun ve Mesih'te yaşayın.

Ve SİZİ HİLE İLE ELDE ETTİM diyen sahte peygamberin peşine düşüp onları kutsamayın. Ya, gözünüzü açın kitabı mukaddes bizi sahte peygamber gelecek diye uyarmakta ve biri gelmiş ve SİZİ HİLE İLE ELDE ETTİM demekte ve siz bu gerçek peygamber demektesiniz, buradaki mantığı biri bana açıklasın lütfen,

 İsa’nın bahsettiği gibi beyni yıkanmamış çocuklar olun, kitabı mukaddesi tüm bu gariplikleri doğru sanarak okursanız içindeki gerçeklere ihanet etmiş duruma düşersiniz.

Kitabı Mukaddes’in uyduramadığı yalanlardan biri İsa’nın tekrar geleceğidir bunu yukarıda ortaya koydum, bu yalanı çıkarıp kenara koyun İsa’nın tekrar gelmesine gerek olmadığı O’nun öğretileriyle hala daha kitabı mukaddeste yaşadığını göreceksiniz ve İsa bize Tanrının egemenliğini vermiştir bunuda göreceksiniz, yeterki tarafsız gözle okuyun ve kitabı mukaddesteki İsa’yı içinize kabul edin, başkasının size İsa’yı anlatmasına gerek yok O zaten kitabı mukaddes’in içinde, artık aklınıza vurulmuş zincirleri kırın ve bizlere verilen Tanrının egemenliğine sahip çıkın, elinize alın, buna sahip çıkmamanız için uydurulmuş hikayeleri atın kenara, uydurulmuş hikayeler beyninize vurulmuş bu egemenliğe ulaşmamanız için yaratılan zincirlerdir.

 

Bu egemenliğe kimler giremezede kitabı mukaddes cevap vermiştir, bakalım ne demekte,

1Co_6:9  Günahkârların, Tanrı Egemenliği'ni miras almayacağını bilmiyor musunuz? Aldanmayın! Ne fuhuş yapanlar Tanrı'nın Egemenliği'ni miras alacaktır, ne puta tapanlar, ne zina edenler, ne oğlanlar, ne oğlancılar, ne hırsızlar, ne açgözlüler, ne ayyaşlar, ne sövücüler, ne de soyguncular.

Gal_5:19  Benliğin işleri bellidir. Bunlar fuhuş, pislik, sefahat, putperestlik, büyücülük, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgın eğlenceler ve benzeri şeylerdir. Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar Tanrı Egemenliği'ni miras alamayacaklar.

Eph_5:5  Şunu kesinlikle bilin ki, fuhuş yapanın, pisliğe düşkün olanın ya da putperest demek olan açgözlü kişinin, Mesih'in ve Tanrı'nın Egemenliği'nde mirası yoktur.

Görüleceği kitabı mukaddes bu egemenliğe kimlerin girmeyeceğini ortaya koymuştur. Bunlardan bir kaç tanesini seçersem, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, bizden istenmemektedir. Başlangıç olarak bunları içimizden söküp atmamız gerekmektedir.

Yine Kitabı Mukaddes’e bakalım İsa’nın bizden ve bizim için ne istediğini anlayalım,

Joh 13:34  Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin
Joh 13:35  Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır." 

Joh 14:19  Az sonra dünya artık beni görmeyecek, ama siz beni göreceksiniz. Ben yaşadığım için siz de yaşayacaksınız. 
Joh 14:20  O gün anlayacaksınız ki, ben Babam'dayım, siz bendesiniz, ben de sizdeyim. 
Joh 14:21  
Kim buyruklarımı bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur. Beni seveni Babam da sevecektir. Ben de onu seveceğim ve kendimi ona göstereceğim." 

Rom_8:9  Ne var ki, Tanrı'nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, benliğin değil, Ruh'un denetimindesiniz. Ama içinde Mesih'in Ruhu olmayan kişi Mesih'in değildir.

 

 

 

Php_2:5  Mesih İsa'daki düşünce sizde de olsun.

Jas_2:1  Kardeşlerim, yüce Rabbimiz İsa Mesih'e iman edenler olarak insanlar arasında ayrım yapmayın.

Rom_9:1  Mesih'e ait biri olarak gerçeği söylüyorum, yalan söylemiyorum. Vicdanım da söylediklerimi Kutsal Ruh aracılığıyla doğruluyor.

Rom_12:4  Bir bedende ayrı ayrı işlevleri olan çok sayıda üyemiz olduğu gibi, çok sayıda olan bizler de Mesih'te tek bir bedeniz ve birbirimizin üyeleriyiz.

Rom_15:7  Bu nedenle, Mesih sizi kabul ettiği gibi, Tanrı'nın yüceliği için birbirinizi kabul edin.

2Co_13:5  İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp yoklayın. İsa Mesih'in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? Yoksa sınavdan başarısız çıkarsınız.

1Co_2:16  "Rab'bin düşüncesini kim bildi ki, O'na öğüt verebilsin?" Oysa biz Mesih'in düşüncesine sahibiz.

 

Joh 17:20  "Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin. 
Joh 17:22  Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar. 
Joh 17:23  
Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın. 

 

İsa’nın bize verdiği buyruk neymiş ‘’ Joh 13:34  Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin ‘’ demekte ve devam etmekte ‘’ Joh 13:35  Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır."  ‘’ demekte neymiş birbirimize sevgimiz olursa herkes İsa’nın öğrencisi olduğumuzu anlayacakmış, İsa burda bir guruptan cemaattenmi bahsediyor dersek, ‘’ Jas_2:1  …İsa Mesih'e iman edenler olarak insanlar arasında ayrım yapmayın. ‘’ yani tüm insanlar olarak birbirimizi sevmemiz gerekmekte, kısaca kimsenin inancına diline farklılıklarına karşı ayırım yapmadan birbirimizi sevmemiz istenmekte, İsa’yı anlayamıyorsak bile anlamadanda olsa bu sevgiyi tesis etmemiz gerek. Bu nedenle diyen başlayan bu alıntı ne diyor, Ve ‘’ Rom_15:7  Bu nedenle, Mesih sizi kabul ettiği gibi, Tanrı'nın yüceliği için birbirinizi kabul edin.‘’evet buna mazeret bulamayız, ayırım yapmadan birbirimizi kabul etmemiz gerekmekte Tanrının yüceliğini kabul ediyorsak buna uymak zorundayız.

Evet farklılıklarımız olabilirsede şunuda iyi anlayın ‘’ Rom_12:4  Bir bedende ayrı ayrı işlevleri olan çok sayıda üyemiz olduğu gibi, çok sayıda olan bizler de Mesih'te tek bir bedeniz ve birbirimizin üyeleriyiz.‘’ kısaca hepimiz biriz fakat şuan bir araya gelemediğimiz için gerçek vucudumuz gerçek biz ortada değiliz. Zaman birbirimizin bedenimizin bir üyeleri olduğunu anlama bir araya gelerek bu bedeni dünyaya gösterme zamanıdır.

Bakın İsa’nın yaratıcıdan isteği nedir dersek ‘’ Joh 17:20  "Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin. 
Joh 17:22  Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. 
Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar. 

Demekte, nedir İsa’nın yüceliği dersek bu yücelik O’na verilen SEVGİ değildir diyebilirmiyiz, diyemeyeceksek, birbirimizi bedenimizin üyesi gibi sevmeliyiz ve öylesine kentlenmeliyizki,
Joh 17:23  
Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın. 

Bu birlikteliği sağlayıp Tanrının İsa’yı gönderdiği gerçeğini ortaya koyma zamanı gelmedimi geldiyse bunu becerdiğimizde Tanrınında bize sevdiğine emin olabiliriz demekki. Beceremiyorsak Tanrının bizi sevmeyeceği açıkca söylenmiyormu.

Evet zaman İNSAN HAKLARI BİLDİRGESİNİN ORTAYA KOYDUĞU BARIŞI ÖZÜMSEMEK ZAMANIDIR. Ve bu görev ilk önce 3 ilahi din kabul edilen dine mensup insanlara örnek olmaları için verilmiştir.

Şayet 2Co_13:5  …. İsa Mesih'in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? …. Eğer bunu bilmiyorsak ‘’ sınavdan başarısız çıkarsınız ‘’ bundan dolayı Kuran mantığı ile,

 

Yaşar Nuri Öztürk Meali:
2.256 - 
Dinde baskı - zorlama - tiksindirme yoktur. Doğru ve güzel olan, çirkinlik ve sapıklıktan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah'a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.

 

Dinde baskı - zorlama - tiksindirme yoktur. Gerçeğini kabul edip Kuran’ın Hz.Muhammede bile vermediği yetkiyi anlarsak,

 

10.99 - Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mü'mi olsunlar diye, insanları zorlayacaksın?

 

Ve kendi inandığımız doğruları bunlar Kuran’ın doğruları bile olsa başkasına zorla kabul ettirme hakkımız olmadığını bilip karşımızdakini sevemesek bile SAYGI ile yaklaşma görevimiz olduğunu kavradığımızda işte o zaman BARIŞA-İSLAMA kavuşuruz inancındayım.

Bundan dolayı herkesi elinde ilahi gördüğü yazmalardaki gerçeklere ulaşmaya ve İSLAMA-BARIŞA davet ediyorum. Pek tabi bu davet ilk önce kendini müslüman sananlara yapılmıştır.

Şuan insanlığın ulaşması gereken BARIŞIN-İSLAMIN önündeki en büyük problem müslümanların Kuran’ın ortaya koyduğu dinin ne olduğunu bilmemesidir.

Ve  müslüman kardeşlerim uyanma zamanınız gelmedimi, şunu bunu kafir iki kadeh alkol aldı diye insanları sarhoş gören sizlere sesleniyorum, bin yıldır namazınızı bile sarhoş kıldığınızın farkındamısınız evet belki alkol tüketmiyorsunuz ama Kuran’a göre namazınızda sarhoşsunuz, kısaca şuna buna sataşmadan önce dön bir kendine bak ve sor sen ne yapıyorsun.

Elindeki Kuran’ı aç bir bak bakalım ben ne demek istiyorum ve ne diyorum, Kuran’a göre namazınızı sarhoş kılmadığınızı kaçınız isbat edebilir araştırın ve karar verin lütfen.

 

Ve unutmayın,

Mat_24:5  Birçokları, 'Mesih* benim' diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi aldatacaklar.

Mat_24:23  Eğer o zaman biri size, 'İşte Mesih burada', ya da 'İşte şurada' derse, inanmayın.

Mar_13:21  Eğer o zaman biri size, 'İşte Mesih* burada', ya da, 'İşte şurada' derse, inanmayın.

 

Luk_17:21  İnsanlar da, 'İşte burada' ya da, 'İşte şurada' demeyecekler. Çünkü Tanrı'nın Egemenliği içinizdedir."

Luk 21:8  İsa, "Sakın sizi saptırmasınlar" dedi. "Birçokları, 'Ben O'yum' ve 'Zaman yaklaştı' diyerek benim adımla gelecekler. Onların ardından gitmeyin. 

 

Bu alıntıları anlayın güvenin, sizi İsa’nın tekrar geleceği ile ilgili yanlış bir bilgiye inandırdılar ve herhangi bir üçkağıtcının gelip sizi kandırmasına hazırladılar ve bu beklentiyle UYUŞTURDULAR. Şayet ortadaki delillere gözümüzü kapayıp gelmeyecek birini beklersek bu, bu mirası biz alamayacağız demektir, Kısaca yanlış bilgiyle bu miras, BİZE VERİLEN ''TANRININ EGEMENLİĞİ'' şuan bizden alınmıştır.

Bu alıntılar bizi uyarmakta kısaca ben Mesihim hatta O’yum diyen herhangi birine kanmayın ardından gitmeyin, ihtiyacınız olan yol gösterici bilgi, klavuz, öğretmeniniz elinizdeki iman ettiğiniz kitaplardır, okuyun dediğimin gerçekliğine ulaşacaksınız ve hep beraber bir beden olup bize verilen göklerin ve yerin egemenliğini alacağız inş. bu BARIŞSEVERLERİN, barışa inanıyorsak, barışı sağlayabiliyorsak bu bizim mirasımız.

 

Ve elinizdeki kitapları araştırmaya başlamadan önce unutmayın, sizden istenen,

Mat_18:2  İsa, yanına küçük bir çocuk çağırdı, onu orta yere dikip şöyle dedi: "Size doğrusunu söyleyeyim, yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Göklerin Egemenliği'ne asla giremezsiniz.

Joh_3:3  İsa ona şu karşılığı verdi: "Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliği'ni göremez."

 

Doğru bildiklerinizi kenara koyun ve elinizdeki kitapları bir çocuk gibi tarafsızca okuyun, vardığınız bilgiler doğru bildiklerinize uymayacaktır ama doğru olan elinizdeki kitapta tarafsızca sahip olduğunuz o bilgidir bu bilgi elinizdeki kitaplarda vardır kimisinde gizlenmiş kimisinde açıkca yazılmış olsada kendinizi yanlış bilgilerle donatıp okursanız bu gerçeklere ulaşamazsınız ve vardığınız sonuçla, bilgiyle yeniden doğacaksınız inş, referansınız yaratıcımız SEVGİ KAYNAĞIDIR ve sevgiye uymayan emirleri bize vermez ve bizden istediği sadece BARIŞ yani İSLAM’dır olsun ve şayet elinizdeki kitaplar bunun aksini yazıyorsa o alıntıları kaldırıp atın, bu kadar basit ve gerçeğe ulaşın, bize verilen mirası artık alın.

Zaman uyanma zamanıdır, uyanmazsak ölürüz ve şuan ölmek üzereyiz.

Kolay gelsin başarılar dilerim, saygılar.

 

Related Articles

Yorum yapma yetkiniz yok.

Site Kullanım kuralları

Bu sitede yapılan yorumlar için aşağıdaki kurallar geçerlidir.
   1-Sitedeki yorumlar, kullanıcıların kendi kişisel görüşleridir ve doğruluğu garanti edilmez.,
   2-Yapılan yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanır, onaylanması biraz zaman alabilir. Yapılan yorumlar niteliksiz veya anlamsızsa yayınlanmayabilir. Yayınlanmış yorumlar gerekli görüldüğünde silinebilir.
   3-Yorum kısmında soru sormadan önce, diğer kullanıcıların sordukları sorulara cevap vererek yorum yapmak, tüm kullanıcılar açısından daha faydalı olacaktır. Çözülen bir problem, bir tecrübe yorum kısmında paylaşıldığında, diğer kullanıcılar açısından faydalı olacaktır.
   4-Yorum kısımında kişisel bilgilerin yayınlanması yasaktır. İsim, telefon numarası, adres, reklam içeren yorumlar onaylanmaz ve yayınlanmaz.
   5-Yorumlarda sorulan sorulara, site yönetimi tarafından cevap verilme zorunluluğu yoktur.
   6-Yorum bölümüne sorulan sorulara herkes cevap yazabilir, cevapların doğruluğu garanti edilemez.
   7-Yorum olarak yayınlanmış yazıların tüm hakları, site yönetimine aittir, yorum yapan kişi bunu baştan kabul etmiş sayılır.
   8-Sitedeki tüm içerikler ve yorumlar, kesin doğrular değildir. Kullanıcıların, bu yayınlarla ilgili faaliyetleri, kendi sorumluluklarındadır. Her türlü oluşabilecek olumsuz durumdan, kişilerin kendisi sorumludur. Bu konuda bu sitenin bir taahhüdü ve sorumluluğu yoktur.
   9-Yorum kısmı kullanılırken, google+ hesabıyla, özel isim girerek veya anonim (unknown) olarak yorum yapılabilir.